Darbe Akşamı Zorunlu Askerlik Halleri – Halil Savda

Yaşanan korkunç bir trajedidir ve zulümdür. 20 yaşında zorla silah altına alınıyorsun, alınan emir üzerine tank sürüyorsun, linç ediliyorsun ve tutuklanıyorsun! Darbenin ne olduğunu bilmeyen bu erler kendilerini bir darbenin içinde buldular!

Temmuz 21, 2016 Yazılar
“Abi ne olduğunu biz de bilmiyoruz.”

“Abi bize halka ateş açık dediler, biz de teslim olduk. Biz vatana bunu yapar mıyız?”

“Abi yemin ederim biz de bir şey bilmiyoruz.”

“Abi nolur vurma.”

“Abi çok korkuyorum.”

“Abi bacaklarım tutmuyor.”

“Abi nolur yapma, 4 günüm kaldı.”

Bu sözler henüz 20’li yaşlarında olup komutanları tarafından kandırılarak darbe kalkışmasına alet edilen zorunlu askerlerin gözaltına alınırken ve dövülürken sarfettikleri cümleler…!

Türk vatandaşı oldukları için vatani görevini ifa etmek mecburiyetindeydiler…

Kanunlar vatani görevi askerlik olarak belirtmiş. Gencecik yaşlarında askeri kışlanın yolunu tutmuşlardı. Belki de kışlaya gitmek istemediler ancak vicdani red hakkı yoktu. Kimbilir belki de bedelli askerlik yapmak istediler ama paraları yoktu…!

15 Temmuz akşamı kışladaki üstleri “Hazırlanın ve harekete geçin” dedi; silahlarını kuşandılar tanklara atladılar ve harekete geçtiler. Ne de olsa üstlerinin verdiği emirleri sorgulama hakkıları yoktu ve yapmak zorundaydılar.

Bilmeden kendilerini bir darbe kalkışmasının içinde bulmuşlardı.

Faşist bir savaş oyununun içindeydiler artık. Alınan emir üzerine önlerine çıkan sivil insanların üzerine namlularını doğrulttular, tankı üzerlerine sürdüler. Namlular ateş aldı ve tanklar gencecik insanları ezdi. Onlarca insan kanlar içinde hayatını kaybetti. Gencecik çocuklar alınan emir üzerine katliam yaptılar. Alınan emir üzerine darbeci olmuşlardı.

Kimisi katil oldu.

Gecenin ilerleyen saatlerinde emir komuta zincirinin içinde olmadıklarını anladılar ve tanklarını terk edip teslim oldular. Büyüdükleri sokakların insanlarını korkuttukları gibi kendileri de korkmuşlardı.

İstemeden de olsa darbenin içinde olmanın bir cezası olacak. Sonuçta kanunsuz emre uymayabilirlerdi ancak onlar uymayı tercih ettiler. Tümü yargılanacak ve hukuk önünde hesap verecektir. Hesap verirken de insanlık dışı muameleye maruz bırakılmamalılar.

Hukuk önünde hesap vermekle linç edilmek aynı şey değil.

Biri hüngür hüngür ağlıyor, bir başkası korkudan başını kaldırdığı tanktan çıkamıyor! Etraflarında toplanmış sivil insanlar öfkeli ve tekbir sesleriyle tankları protesto ediyorlar. Bir polis bir yandan korku içindeki askerin tanktan çıkması için ona destek olurken diğer yandan etraftaki sivil insanları teskin ediyor.

Bir fotoğrafta, teslim olmuş 20’li yaşlarında 30 kadar genç er polis kuşatmasında yerde oturuyorlar.

İç içeler üst üsteler!

Bir adam ayakta ve yerde çaresiz ve şaşkın bekleyen erleri tekmeliyor, eziyor. Bazıları da ellerindeki sopalarla o erleri dövüyor.

Söven sövene…

İkinci fotoğraf, daha doğrusu görüntü…

Bir er yerde kanlar içinde uzanmış. Arkadan biri kanlar içindeki eri dövüyor. Bir grup insan köprüde teslim olmuş veya yakalanmış askerleri linç etmek istiyor. Eli silahlı kimilerinin. Kalabalıktan yükselen bir erkek sesi şöyle diyor: “Bir tane öldüreyim içim rahatlasın”.

Belli ki öldürmek ve içindeki öfkeyi yatıştırmak istiyor.

Darbeye direnmek haktır ve onurlucadır. Hakikaten 15 Temmuz gecesi sokağa çıkıp demokrasiye sahip çıkanlar çok değerli bir şey yaptılar. Tanklara göğüs gerdiler ve onlarcası canını vermek pahasına darbeye engel olmak istedi. O sivil insanların içine karışmış sivil faşistler de vardı. Teslim olmuş askerleri linç ettiler. Darbeye direnmek ne kadar onurlu ve haklı bir davranış ise teslim olmuş o genç askerleri linç etmek o kadar haksız ve insanlık suçudur.

Zorla askere çağrılıp götürülen bu gariban erlerin günahı ne?

Bir tarafta zorunlu askerliğini yapan erleri kullananlar, diğer tarafta demokrasi adına o erleri linç edenler!

Yaşanan korkunç bir trajedidir ve zulümdür. 20 yaşında zorla silah altına alınıyorsun, alınan emir üzerine tank sürüyorsun, linç ediliyorsun ve tutuklanıyorsun!

Tüm bu olanlar bizim yürüdüğümüz, araba sürdüğümüz, öpüştüğümüz sokaklarda yaşandı.

Darbenin ne olduğunu bilmeyen bu erler kendilerini bir darbenin içinde buldular!

Bu zulüm değil de nedir?

Darbenin içinde olmaları her halükarda suç ve alçakçadır. Ancak esas büyük suç ve alçaklık bu genç erkekleri zorla silah altına almak ve onları darbe kalkışmasına alet etmektir.

12 ay askerlik yaparken tek kuruş maaş almadılar, tanklara doluşturulup darbe yapmaya gönderilirken de tek kuruş para almadılar.

O geceyi asla unutamayacaklar! Buna kim neden oldu?

Elbette Türkiye Cumhuriyeti devleti ve darbeyi tezgahlayan amiral ve generaller!

Savaş karşıtları ve Vicdani Redciler 1989 yılından bu yana devlete diyorlar ki ‘Vicdani Red hakkını tanı ve zorunlu askerlik kurumunu iptal et’!

Ama yok, zorunluk askerlik müessesinin devamından yana oldular. Böyle olunca o genç erkekler böyle bir kaç darbecinin oyuncağı oldular ve darbe tezgahının içinde oldular.

Ne askere giderken tercih hakları vardı ne de silah kuşanıp darbeye kalkışırken…

Bu topraklar çok kurak ve sert!

Bilmeden bir kalkışmanın içinde olmak kadar pis birşey yoktur herhalde…

Tüm bunlar neden biliyor musunuz?

İnsanların tercih yapma özgürlükleri ve sorgulama hakları olmadığından oluyor. Bir de militarizasyon çok yaygın.

İşte bu nedenle bir kere daha söyleme ihtiyacı duyuyorum: Vicdani red hakkını tanıyın ve zorunlu askerlik kurumunu iptal edin!

Demilitarizasyon ve özgürlükçü politikalar uygulayın. Ancak böyle darbelerin kaynağı kurutulur.

Ama yok!

Hükümetin böyle bir planı yok. Hükümet darbeleri önlemek için sivil insanları silahlandırmayı ve idam cezasını getirmeyi planlıyor. Çare idam ve silahlanmak değildir.
Militarizasyon ve idam uygulaması iç savaş tehlikesi barındırıyor, bundan kaçınmak lazım. Ülke bu durumda daha fazla karışır ve yozlaşır.

Darbelere karşı tek çare barış, özgürlük, ve demokrasi kültürünün edinilmesi ve kurumlaştırılmasıdır.

Zorunlu askerlik kurumunu dağıtın ki o genç erkeklerin anneleri çocuklarını tankları şehirlerinin üzerine sürerken görmesin!


* Halil Savda: Vicdani retçi
AdilMEDYA

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org