Ertan Güngör

Web sitemize gönderdiği mektupla vicdani reddini açıkladı

İnsanlık ilanı

7 Ağustos 1995 yılının öğlen saatlerinde Dünya’ya gelmişim,babam yaklaşık 20 yılı aşkın süredir asker,annemse bir o kadar yıldır müzik öğretmenliği yapmakta.

Doğduğum yılın Mart ayında Gazi Mahallesinde polis,”vatanımızın” birliğini-bütünlüğünü koruyabilmek için halkın üstüne ateş açmıştı.

Büyüdüğüm zaman içerisinde “her Türk asker doğar” sloganını bir kenara bırakalım,sürekli saptırılmış Kemalist bir anlayış,sübjektif bir tarih anlatımı ve zorunlu bir din dersi gördüm.Şu an var olduğu gerici anlayıştan daha geriye gidebilmesi imkansız olan İstanbul Ticaret Üniversitesi 1.sınıf Hukuk fakültesi öğrencisiyim,babamın o pekte hoşgörülü bulmadığım mesleği sayesinde okuyabilmekteyim.

Politik bilincim lise yıllarının başlarına doğru oluşmaya başladı.Sınırları,paranın kıymetini,tarihimi bize gerçekten var olduğu kanıtlanmış gibi gösterilen Tanrı’yı aradım-sorguladım.

Ne bir sınır gördüm,ne bir Tanrı gördüm,ne de asla doymak bilmeyen zengin dostlarımızın neden doyamadığını anlayabildim.

Yakın tarihimizden başlamak gerekirse,etkisiz bir Cumhurbaşkanı gördüm,Anayasa’nın 34.maddesinde yer almasına rağmen,gösteri ve yürüyüş düzenleyen insanların,ülkenin birliği ve bütünlüğünü sağlayabilmek için polis tarafından öldürüldüğünü gördüm,en büyük hayallerimden biri olmasına rağmen “aç kalırsın” klişesinden korktuğumdan konservatuvara giremesem de,konservatuvarda okuyan başarılı sanatçı insanlarla dalga geçen bir Bakan gördüm,sanal bir ortamdan korkan,”bunların iki tanesini sallandıracaksın o ağaçlarda,ne de olsa alışmışlar” diyen,sürekli haz etmediği için birilerinin yerlerini değiştiren,yaşanan olayları saptırarak anlatmaktan hiç çekinmeyen bir Başbakan gördüm,dinsizliği yüzünden ülkemizce yargılanan bir piyanist gördüm,baklava çaldığı için 18,yumurta fırlattığı için 9 yılla,ancak Bakan oğullarının halktan çaldıklarının ortaya çıkmasına rağmen yargılanamadığı,ancak devrimci olması nedeniyle bir yılı aşkın süredir tutsak düşmüş avukatların olduğu bir hukuk sistemi gördüm.

Sonra okudum,M.Kemal öldükten 2 ay sonra dış borç alındığını okudum,60 lı yıllarda Türkiye’yi her zamanki gibi demokratikleştirebilmek için o çok değerli sayılan ülkemizin ta o zamandan satıldığını okudum,buna karşı bütün meşru yolların kapatılmasıyla halkı silahlandırmaya zorlayan bir Başbakan okudum,sonra yine vatanın birliği ve bütünlüğünü sağlayabilmek için mahkeme kararıyla yaşı 18’e yükseltilip fikir suçlarında dolayı asılan insanlar okudum.Sonra yine vatanın birliği ve bütünlüğünü sağlayabilmek için yok sayılan halklar okudum,Tanrı için bir otelde yakılan insanları okudum,daha çok okudum aslında ve bütün bunların sonucunda:

Gerçekten teröristin kim olduğunu gayet çıplak bir şekilde görebilmekteyim ve ben insan öldürmenin bir sanat sayılmasına rağmen genelkurmay başkanının dahi tutsak olabildiği ,bana zorla dayatılan vatan borcumu ödemeyeceğimi,vicdani reddimi ilan ediyorum.

Ertan Güngör
[email protected]

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org