Hüseyin Aykut Keser

2013 19 Şubat Hüseyin Aykut Keser – SK sitesine email gönderdi.   Hepimiz insan olarak doğarız, inancımız, kültürel kimliğimiz büyüdükçe kalıplaşır, sonunda insanlığımız kayboluyor, yerini bencilce ihtiraslar alıyor. Hükmetme isteği gibi, sonunda ne oluyor Adalet, İnsan Hakları, Özgürlük kavramları ortadan kayboluyor. Tüm insanlar tek bir kalıba sığdırılmaya çalışılıyor… Benim inancıma göre, doğum şansa bağlıdır. Yaşayacağımız hayatı seçemeyiz.

2013 19 Şubat Hüseyin Aykut Keser – SK sitesine email gönderdi.

 

Hepimiz insan olarak doğarız, inancımız, kültürel kimliğimiz büyüdükçe kalıplaşır, sonunda insanlığımız kayboluyor, yerini bencilce ihtiraslar alıyor. Hükmetme isteği gibi, sonunda ne oluyor Adalet, İnsan Hakları, Özgürlük kavramları ortadan kayboluyor. Tüm insanlar tek bir kalıba sığdırılmaya çalışılıyor…

Benim inancıma göre, doğum şansa bağlıdır. Yaşayacağımız hayatı seçemeyiz. Her insan farklı ülkelerde, farklı kültürlerde, farklı kalıplarla yetişir, ama tek bir noktada bir bütünlüğümüz vardır, hepimiz insanız, bir vicdana sahibiz, düşünebilir, sorgulayabiliriz. Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırabiliriz. Bu değerler yoksa sadece biyolojik bir canlıdan ibaretiz demektir.

Tarih, birçok diktatörün, kendi kanunlarıyla zulme uğrattığı insanların hikâyeleriyle doludur. İnsan ticaretinin, köleliğin serbest olduğu zamanlardan geçtik, kimilerince adalet o zaman da vardı, şimdi de var.

Anayasamız ne yazık ki şunu söylüyor “-Özgürsünüz, ama benim inancıma, benim kanunlarıma uymak Zorundasınız.” Özgürlük ve Zorunluluk aynı cümle içinde. Amaç ne?

Adalet dediğimiz şey, ülkeyi yönetenlerin keyfi kanun ve sınırlandırmalarından mı ibaret. Ben, köle bir ırk yaratmaya çalışanlara karşı, aklı ve vicdanı hür bir insanım. İnsan olma hakkımı kullanmak zorunda bırakılmam son derece çirkin, vicdansızca bir yönetim şeklinin sonucudur. İnsan doğduğu ülkenin yasaları doğrultusunda zulme uğramamalı, bu ülkede doğmuş olmanın suçunu çekmek istemiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve benzerlerinin varlığı İnsan Hakları Yasası’nın doğmasına sebep olmuştur. Zorunlu Askerlik yasası, Türkiye’nin altında imzasının bulunduğu Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinin bütün maddeleriyle çelişmektedir. Vicdani Ret, günümüzde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir, Türkiye Cumhuriyeti ’de inanç özgürlüğü kapsamında Vicdani Ret hakkını tanımakla yükümlüdür.

Bütün bunların ışığında gerek insan öldürmeyi, gerek hiyerarşik ve statüsel yapılandırmalarda yer almayı ahlâki bulmamam nedeniyle, insan olma ve yaşama hakkımı savunarak askere gitmeyi reddediyorum.

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org