Londra’daki Silah Fuarına Karşı Büyük Direniş – Andrew Metheven

DSEI Londra’nın rıhtım bölgesinde her iki yılda bir düzenlenir. DSEI’ye 1.500’ün üzerinde şirket katılır ve bu şirketler içlerinde korkunç insan hakları geçmişine sahip ülkelerden ve savaşta olan ülkelerden askeri delegelerin de bulunduğu 30.000’in üzerinde insana silahlarını sergilerler.

Fotoğraf: Londra’daki DSEI silah fuarı hazırlıkları sırasında protesto. (CAAT/Diana More)
13 Eylül 2017

Londra’da binlerce protestocu, dünyanın en büyük silah fuarlarından birisi olan DSEI’yi engellemek için eylemler yapıyor. Uluslararası Savunma ve Güvenlik Ekipmanları (DSEI) Fuarı 12 Eylül’de açıldı, ancak daha fuar başlamadan bir hafta öncesinden itibaren fuarın düzenlendiği sergi merkezi aktivistlerin eylemleri ile tekrar tekrar bloke edildi. Yüzün üzerinde insan tutuklanırken; söylenilenlere göre, kurulması planlanan fuar, takviminin günlerce gerisinde kaldı.
Bu durum, bu seneki eylemlerde geçen senelerdeki eylemlere göre büyük bir artışın varlığını gösteriyor.

Görünüşe göre direnişin çok büyük boyutlarda olması ve protestolara dahil olan grupların çokluğu, polisi ve fuar organizatörlerini büyük baskı altında bıraktı. Protestoların her günü Stop the Arms Fair koalisyonunun üyesi olan farklı bir grup tarafından organize edildi ve bu gruplar benzer endişelere sahip insanlarla beraber kendilerine özgü eylemlerini gerçekleştirdiler. “Filistin Dayanışması”, “Savaşa İnancımız Yok”, “Nükleere Hayır” ve “Silahlar Yeniden Dönüşüme” ve “Sınır Ötesi Dayanışma” eylemler süresince kullanılan farklı temalar arasında yer aldı. “Direniş Festivali” ve hafta sonu verilen “Savaş Burada Bitiyor” semineri ile birlikte, kapılarda ayrıca akademik bir konferans düzenlendi.

“DSEI’yi durdurmak için Direniş Festivali” kapsamında dansçılar 9 Eylül günü bir aracın önünü kesiyorlar. (CAAT/Paige Ofosu)
Bu eylem yaklaşımı, tipik olarak beraber çalışmayan gruplara ve kampanyalara fuara direnişte ortak bir zemin bulma olanağı sağladı. Eylemlerin yapıldığı diğer günlerde de aynı enerjinin ortaya koyulacağından emin bir şekilde, kendilerine özgü eylemler yapmak isteyenler istediklerini yapabildiler. Ayrıca, direniş hareketine yeni dahil olan insanların da beraber eylem yaparken kendilerini rahat hissedecekleri bir grup bulabilmeleri mümkün oldu. Her bir eyleme verilen enerji, diğer birçok insanın çalışmalarına da yansıdı ve kampanyaya yeni yüzler dahil oldukça, zamanla bir “pozitif geri bildirim” algısı oluşmaya başladı.

Böylesine çok sayıda farklı grupların varlığı, son derece yaratıcı ve eğlenceli eylemleri ortaya çıkardı. “Doctor Who” dizisinin kötü karakterlerinden olan bir Dalek’in insanlara tutuklanmadan önceki yasal haklarını anlattığı “süper kötü karakterler silah fuarında nöbet tutuyor” eylemi bunlardan birisiydi. Bunların yanı sıra, birbirine yakın grupların beraber çalışarak çok sayıda etkili engellemeler yaptıkları oldu. Örneğin, inanç grupları tarafından kurulmuş bir barikatı polisin uzun uğraşlar sonunda kaldırabildiği esnada, eylemciler bir köprüden iplerle aşağı sarkarak başka bir yolu kapattılar.

Süper kötü kahramanlar DSEI’ye karşı eylemde. (Twitter/@dagri68)
DSEI Londra’nın rıhtım bölgesinde her iki yılda bir düzenlenir. DSEI’ye 1.500’ün üzerinde şirket katılır ve bu şirketler içlerinde korkunç insan hakları geçmişine sahip ülkelerden ve savaşta olan ülkelerden askeri delegelerin de bulunduğu 30.000’in üzerinde insana silahlarını sergilerler. Misket bombası gibi parça tesirli bombalar ile işkence aletlerinin de arasında bulunduğu yasa dışı silah ve ekipmanlar da DSEI’de sıklıkla sergilenir. Ancak, şunu belirtmekte fayda var ki; DSEI’ye karşı yapılan eylemler temiz, yasal bir silah fuarı yapılması için değil, silah fuarının tamamen durdurulması için yapılıyorlar. DSEI, dünyanın her yerinden askeri temsilcilere gönderilen resmi davetiyeler dahil, İngiliz hükümetinin tam desteği ile Clarion Events isimli bir şirket tarafından düzenleniyor.
DSEI gibi silah fuarlarına karşı direnmek önemlidir çünkü bu fuarlar silah ticaretinin en net, en açık göründükleri yerlerdir. Bu fuarlarda gerçek silah tüccarları ürettikleri savaş malzemelerini son teknoloji isteyen müşterilere pazarlıyorlar. Bu sene içinde; İspanya, Kanada, Israil ve Çekya’da düzenlenen silah fuarları yerel gruplar tarafından protesto edildiler. Önümüzdeki aylarda da Seul’de ADEX ve Bogota’da ExpoDefensa fuarları gerçekleşecek.

5 Eylül’deki “Savaşa İnancımız Yok” eylemleri kapsamında aktivistler bir köprüden aşağı sarkarak bir yolu kapattılar. (Flickr/CAAT)
Silah endüstrisi -bütün endüstrilerde olduğu gibi- var olmak için sosyal lisansa ihtiyaç duyar. Yani; resmi ve yasal dayanaklarının olması gerektiği gibi, toplum tarafından geniş bir desteğe de ihtiyaç duyar. Bu sosyal lisans, silah endüstrisinin kendisini meşruluk pelerini ile gizlemesine olanak sağlar. Silah fuarlarına karşı yapılan direnişler ise bu sosyal lisansa karşı mücadele etmenin yollarından birisidir.

Şu an da silah endüstrisi kendisini fiili olarak meşru görüyor. Bu durum insanların nadiren silah sanayinin varlığını düşünüyor olmalarından ve bu sanayinin nasıl işlediğini bilmiyor olmalarından kaynaklanıyor. DSEI gibi etkinliklere karşı yapılan direk eylemler; bizlerin büyük çaptaki silah ticaretini “parmakla göstermemize”, meşruluklarını sorgulamamıza ve aynı zamanda etkinliklerin işleyişlerini de sekteye uğratmamıza olanak sağlıyor. Fuar başlamadan birkaç hafta önce Londra’nın yeni seçilmiş olan belediye başkanı Sadiq Khan DSEI’nin yasaklanmasını istediğini söyledi, ancak bunu yapmak için kendi gücü yetersizdi.

9 Eylül’de palyaçolar DSEI’yi protesto ediyor. (CAAT/Paige Ofosu)
DSEI gibi devasa etkinlikleri engellemek kolay değil. Bu sebeple, yeni bir strateji olarak; silah fuarının kendisinden çok fuar için yapılan hazırlıklar hedef alındı. Koalisyon, fuarın bir önceki düzenlendiği yıl olan 2015’te yapılmış olan eylemlerde bu potansiyeli gördüler. Etkinliğin en zayıf halkası, fuarın ilk kurulum aşamasındaki lojistik karmaşıklığıydı ve bu karmaşıklık direk eylemler ve sivil itaatsizlik için bir potansiyel oluşturuyordu. Dokunulmaz görünen ve son derece iyi kaynaklara sahip olan bu endüstri; aktivistlerin bedenlerini ortaya koymaları, köprülerden sarkmaları ve malzeme taşıyan kamyonların yollarını bloke etmeyi koordine edebilmeleriyle bir anda biraz dayanıksız görünmeye başladı.

Silah tüccarları ve askeri temsilciler DSEI vitrinlerinde silah alış verişi yaparlarken, nöbetler ve eylemler devam edecek ve ayın sonunda fuarın düzenlenmekte olduğu merkezin yakınlarında Art the Arms Fair isimli radikal bir sanat sergisi açılacak. Eylemleri organize eden insanlar inanıyorlar ki; inşa edilmekte olan güçlü ve aktif bir hareket, ilerleyen yıllarda DSEI’ye karşı etkili direnişler sergilemeye devam edecek.

Kaynak: Waging Non Violence

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org