İngiliz savaş karşıtları, Suudi Arabistan’a füze satan Roxel’in fabrikasını bloke etti
“Bu blokaj eyleminin yapılmasına yol açan gelişme, SIPRI Silah Transferleri Veri Tabanı’nda görülen bin kadar füze siparişiydi.”
“Bu blokaj eyleminin yapılmasına yol açan gelişme, SIPRI Silah Transferleri Veri Tabanı’nda görülen bin kadar füze siparişiydi.”
Bizler, ülkesini seven, derdi çok olan, tehlike çanları çalmanın ötesine geçmiş ekonominin yükünü çeken, sosyal yaşamda bin türlü haksızlıkla boğuşan, sömürüye karşı bir an önce ayağa kalkması gereken yurttaşlar olarak savaş kapımızı çalarsa ne yapacağımızı bilemiyoruz.
Türkiye yetkililerinden gözaltındaki öğrencilerin hepsini derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Öğrencilerin herhangi bir idari yaptırıma maruz kalmaması ve üniversite öğrenimlerini sürdürebilmesi de ayrıca güvence altına alınmalıdır.
Bizler, bir şekilde hayatı Türkiye’den geçmiş vicdani retçiler olarak her zaman ilk sözümüzü Türkiye’nin Kürdistan’da yürüttüğü savaşa karşı ‘savaşın insan malzemesini kurutmak’ üzerine söyledik.
“Ben vicdanımın sesini dinledim. Tüm gençlerin vicdani retlerini kullanmaları çağrısında bulunuyorum. Barışın sağlanması için herkesin elindeki silahları bırakması lazım. Şayet biz askerliğe gitmeyip savaşı reddedersek Ortadoğu’ya barış gelir.”
Kara Londra Kadın hareketi, Birleşik Krallık’ın Suudi Arabistan’a yaptığı silah satışını protesto etmek için her Salı 18:00 – 19:00 arasında, Londra’nın merkezinde bulunan Edith Cavell heykelinin önünde buluşarak el ilanı dağıtıp üzerlerine pankart asıyor.
Çünkü biz savaşın ne olduğunu bilmek için illa savaşı yaşamamak gerektiğini biliyoruz. Özellikle Ortadoğu’da yıllardan beri milyonlarca insan, birçok savaşta son nefesini verdi. Maalesef insanlar hala son nefeslerini vermeye devam ediyor. Ancak devletlerin savaş politikaları yüzünden verilen bu son nefesler hiç bitmiyor.
Seçilmiş de olsa bir liderin sadece kendisi için kefen giymediğini, o kefenin bütün topluma giydirildiğini bilmesi gerekir. Bu toplum adına, insanlık adına yıkım demektir.
Ocak 2004’te Mumbai’de yapılan Dünya Sosyal Forumu sırasında Hintli aktivist Arundhati Roy şöyle bir yorum yaptı: “Geçen yıl 15 Şubat’ta beş kıtada 10 milyon insan Irak’taki savaşa karşı yürüyüş yaptı. Şahaneydi fakat yeterli değildi. 15 Şubat hafta sonuydu ve hiç kimse bir iş günü kaçırmak zorunda kalmayacaktı.”
Milliyetçi akımların yükseldiği, militarizmin tavan yaptığı, tüm dünyada tansiyonun giderek arttığı zor zamanlardan geçiyoruz. Savaş karşıtı filmler böyle dönemlerde insanlık için daha da önem arz ediyor. Listemizde All Quiet on the Western Front, Full Metal Jacket ve Dr. Strangelove gibi kült yapımlardan ziyade daha az bilinen ve ilk etapta pek akla gelmeyen filmlerden bahsettik.