“Çocuklarımız sağ olsun!” – Elif Mutlu
Bu savaş, çocuklarımızı acımasızca savaşa sürerek barış ve gelecek umudunu yok edenlerle, hunharca katledilen Türk, Kürt, Ermeni her çocuğu kendinin bilen anneler arasında!
Bu savaş, çocuklarımızı acımasızca savaşa sürerek barış ve gelecek umudunu yok edenlerle, hunharca katledilen Türk, Kürt, Ermeni her çocuğu kendinin bilen anneler arasında!
13 Ağustos Perşembe Saat 17.00’de Kadıköy çarşı içindeki Khalkedon Meydanı’nda (kilise önü) standımızda mektuplarımızı dağıtacağız. Barış Kurdeleli mektuplarımızı. Saat 19.00’da ise Kadıköy çarşı içindeki Khalkedon Meydanı’ndan (kilise önü)tava, zil, tef, tencere, darbuka, düdük, davullarımızla savaşa karşı, silahların susması ve barışın konuşması için ses çıkararak Boğa’ya kadar yürüyoruz
Oğlu Hakkari’de asker, kızı ise PKK’li olan anne Peyruze Kurt, “Bu devlet kardeşi kardeşe düşman yaptı. Biri Hakkari’de asker, diğeri Kandil’de PKK’li. Bunlar karşı karşıya gelirse ne olacak?” diye sordu.
Eşitlik İzleme Kadın Grubu (EŞİTİZ), tüm siyasetçilere, bilim ve sanat dünyasına, medyaya, hak örgütlerine ve Türkiye’ye barış çağrısında bulundu.
Barış ancak sokakta, yollarda ve meydanlarda olur!
Eğer meydanda ve sokakta Barış sesi olmazsa Barış hiç gelmez. Savaşı durduracak tek şey halkın, barış savunucularının sokaklarda ve meydanlarda ısrarcı olması!
“İktidarların güçlerini ve zenginliklerini koruması uğruna verilen savaşları, kardeşi kardeşe kırdırtan militarist zihniyeti reddediyorum” derken Alper Sapan, Evrim Deniz Erol, Serhat Devrim, Medali Barutçu, Vatan Budak…SGDF’den, HDP’den, ESP’den onca Güzel İnsan, Yoldaş, Can yoldaşı kaybettik!
Barış Bloku olarak diyoruz ki; Size bu savaşı yaptırmayacağız!
Barıştan, eşitlikten, kardeşlikten yana olan herkesi sesini yükseltmeye, bu savaşı durdurmaya çağırıyoruz!
Haydi Hep Beraber Barışı Örgütlemeye! Barış Mitingi’ne!
BARIŞ BLOKU
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin imzaladığı bildiride taraflar derhal tahkim edilmiş bir ateşkese, hükümet evvel ayrımcılık, düşmanlık ve çatışma çıkartan dilden vazgeçmeye, sorumlu gazeteciler savaşa özenen meslektaşlarını ifşa etmeye, meclis süreci garantiye alacak yasalar çıkartmaya davet edildi.
“Hiçbir Cumhurbaşkanı veya Başbakan’ın bu halkın çocuklarını kendi siyasi ikbali için feda etmesi kabul edilemez. Vicdani red hakkı bu dayatmacı politikalar karşısında da savunulması gereken bir haktır”
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde faaliyet gösteren 600’den fazla sivil toplum kuruluşu bir açıklama yaparak, “Türk devleti ve PKK’yi derhal çatışmalara son vermeye çağırıyoruz” dedi.