Militarizm: Yaşama, Doğaya Ve Kadına Kurulan Kuşatma – Tazegül Kamiloğlu
Militarizm; erkeği “savaşçı” kimliğine hapsederken, kadını ve çocuğu bu şiddet sarmalının görünmez kurbanı ve hayatı yeniden kuran asıl öznesi haline getirir.
Militarizm; erkeği “savaşçı” kimliğine hapsederken, kadını ve çocuğu bu şiddet sarmalının görünmez kurbanı ve hayatı yeniden kuran asıl öznesi haline getirir.
Sergi, savaş propagandasındaki kadın imgesinden, askerlerin kişisel eşyalarına işlenmiş erotize edilmiş figürlere kadar pek çok örnek sunuyor. Ancak bu hikâyeler yalnızca arşivlerin değil, güncel olanın da derdi.
“Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi” öncülüğünde Ankara’da bir araya gelen kadınlar, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için Meclis’e üç somut taleple seslendi. Kadınlar, “Siyaset suç olmaktan çıksın, sınır ötesi harekatlara son verilsin, kayyumlar geri çekilsin” dedi.
Adem Yavuz Elveren’in yapıtı büyük bir eksikliği doldurarak ataerkil militarist iktidar ve tahakküm yapılarının karanlık cinsiyetçi yüzünü gözler önüne seriyor ve başta kadın hareketi olmak üzere şiddetsiz, barışçıl ve insancıl bir dünya için mücadele eden tüm toplumsal hareketler için vazgeçilmez bir kılavuz oluşturuyor.
6 milyonluk nüfusu bulunan Danimarka’da profesyonel askerlerin sayısı 9 bin. 2033’e kadar yılda 6 bin 500 kişinin acemi asker olarak orduya alınması hedefleniyor.
Diğer yandan, artan Rusya tehdidine karşı Danimarka, Şubat ayında önümüzdeki iki yıl (2026 ve 2027) için 6,8 milyar euroluk ek savunma harcaması yapacağını duyurmuştu.
Bu karar, kadınları zorunlu askerlik hizmetine dahil etmeyi düşünen Danimarka ve Letonya gibi diğer ülkelerdeki eğilimlerle örtüşüyor.
Women Wage Peace (Kadınlar Barışı Savunuyor) bir Gazze savaşının gölgesinde kuruldu ve 10. yıldönümünü şimdiye kadarki en kanlı savaş esnasında kutluyor.
Güney Kore’de ‘Gijichon’ (Türkçeye kamp kasabası olarak çevrilebilir) olarak bilinen bölgeler, ABD üsleri çevresinde belirlenmiş ve ABD askerlerine hizmete yönelik seks ticaretinin devlet eliyle planlandığı/uygulandığı bölgeler.
Ot, savaşın korkunç bedelini ve barışın önemini vurgulayan, dönüm noktası niteliğinde bir çizgi roman. Üzerine basılsa dahi daima ayağa kalkmayı başaran, ilerlemeye ve kendi hayatlarını yaşamaya çalışan kadınların hikâyesi…