Öksüz ve Yetim: Barış – Ayşe Hür
Türkiye’yi çeşitli nedenlerle içerde ve dışarda sıcak savaşın içine çekmek isteyenlere karşı etkin ve içeriği sağlam bir barış cephesi kurulmazsa sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum.
Türkiye’yi çeşitli nedenlerle içerde ve dışarda sıcak savaşın içine çekmek isteyenlere karşı etkin ve içeriği sağlam bir barış cephesi kurulmazsa sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum.
Bugün geldiğimiz aşamada da öyle anlaşılıyor ki, Kürtlerle ‘barış’ Ortadoğu’da yeniden şekillenmekte olan ‘tehditler dengesi’nde Türkiye’nin Amerika ve müttefiklerinin yanında hizalanmasının bir göstergesi olacak.
Türkiye bir süredir İtalyan-İspanyol-Birleşik Krallık-Almanya yapımı Eurofighter’ların en gelişmiş modelinden 40 adet almak istiyor. Ancak bu uçakların NATO ülkesi Türkiye’ye satışını Almanya uzunca bir süredir bloke ediyor.
Türk savunma şirketi Baykar, İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) ve Katarlı savunma firması Barzan Holdings’in sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte, Gazze’de ve güney Lübnan’da katliamlarını sürdüren İsrailli dokuz silah şirketinin yer alması dikkat çekti.
DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Washington merkezli Afrika Stratejik Çalışmalar Merkezi yöneticilerinden Dr. Joseph Siegle de savaşçıların SADAT adına ülkede bulunduklarına dikkat çekti, özellikle madenler gibi ekonomik açıdan kritik önemdeki alanları korumakla görevli olduklarını anlattı.
Böylece muhalefeti etkisizleştirmenin, arkasına dizemese bile kıpırdayamayacak hale getirmenin, ülkeyi iyice yasağa ve baskıya boğmanın, toplumsal itirazları yok etmenin ve ekonomiyi şekillendirmenin yolunu açacak.
Uluslararası Af Örgütü’nün silah araştırmacısı, mühimmat kalıntılarının fotoğraflarına dayanarak saldırının TB-2 dronlarından atılan MAM-L kanatlı bombalarla gerçekleştirildiğini doğrulayabildi. Her iki mühimmat da Türkiye tarafından üretiliyor.
SIPRI’nin raporuna göre dünyada askerî harcamaların toplamı 2,4 trilyon doları aştı. Harcamalarda ABD, Çin ve Rusya ilk üç sırada yer alırken Türkiye bir sıra yükselerek 22’nci oldu.
Yerel seçimler sonrası Türkiye’nin Irak ve Suriye’de kontrolü altındaki toprakları genişletmesi demek, bu ülkelerde sadece askeriyle ve SİHA’sıyla değil, polis ve doktoruyla da kalıcı olarak bulunmasını gerektirecek bir varlığa işaret ediyor.
31 Mart yerel seçimlerinden sonra, Çözüm Süreci değil; Irak ve Suriye’ye doğru yeni operasyon süreçlerini konuşuyor olacağız.