Galatasaray’da, 11 kişi, Roboski için vicdani retlerini açıkladılar

Vicdani Ret Derneği adına dernek Eş Başkanı Merve Arkun’un basın açıklamasını okumasının ardından 11 genç teker teker ve slaoganlar eşliğinde vicdani retlerini açıkladılar.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubaesi’nin organize ettiği Roboski Katliamını protesto yürüyüşü, saat 14.00’de Tünel’den başladı. Katledilen, çoğu çocuk 34 Roboskiliyi temsilen taşınan 34 tabutun arkasında, “Em Ji Bir Nakın, Roboski Vicdanımızdır, Vicdani Ret Derneği” yazılı pankart ve kalabalık bir vicdani retçiler topluluğu vardı.
vr-der-etkinlik-28.12.2014.3
Sessizce yürüyen kalabalık saat 15.00 gibi Galatasaray Meydanına ulaştı. Öncelikle İnsan Hakları Derneği’nin basın açıklaması gerçekleşti.
vr-der-etkinlik-28.12.2014.1
Sonrasında Vicdani Ret Derneği adına dernek Eş Başkanı Merve Arkun basın açıklamasını okudu.
vr-der-etkinlik-28.12.2014.4
Basın açıklamasından sonra da 11 genç teker teker ve slaoganlar eşliğinde vicdani retlerini açıkladılar.
“Katleden Devlet Roboski İçin Reddet”, “Em Roboski Jı Bir Nakin”, “Kaçak Değil Vicdani Retçiyiz” sloganlaryla eylem bitirildi.
vr-der-etkinlik-28.12.2014

‘Roboskî vicdanımızdır’ – etha.com.tr

Vicdani Ret Derneği adına dernek Eş Başkanı Merve Arkun’un okuduğu basın açıklaması:

Basına ve kamuoyuna;

Aralık deyince gitmez bazılarımızın aklından ayın 28’i. Bazılarımız bütün bir yıl boyunca unutmaz bu günü; bazılarımıza hasretin, acının, katliamın yıldönümü olur Aralık’ın 28’i.

34 canın üzerine bombalar yağmasının, 34 canın parçalanan bedenlerinin katırların parçalanan bedenleriyle karışmasının üçüncü yıldönümü bugün. 28 Aralık 2011’den bu yana geçen her gün, yiten her canın acısını daha da büyüttü yüreklerimizde; acımızı öfkemizle harmanladı; Roboski’yi unutturmadı.

Yaşadığımız topraklara çekilen sınırlara inat, yaşamlarını kazanmak için sınırın “öte yanı”na gönderilenlerin ekmek mücadelelerinin sonu oldu Roboski üç yıl önce. 34 canın yitmesi, 34 kardeşin katledilmesi, 34 yüreğin susması oldu. Geçen her günde, devletin yaptığı ve katliamı normalleştirdiği her açıklamayla tekrar tekrar büyüyen acı, harlayan öfke, büyüyen isyan oldu.

Bundan üç yıl önce zaman da adalet de durdu Roboski’de. Üç yıldan bu yana aramızda dolaşan katiller “bulunamadı”, failler “yargılanamadı”. Üç yıldır anneler evlatsız kaldı Roboski’de. Karalar büründü kadınlar, karalar bürüdü vicdanlar.

Üç yıl önce bugün, Roboski’de, 34 kardeşimizin üzerine bombalar yağdığında görmedi, işitmedi niceleri bu katliamı. “Resmi” açıklamayı bekleyenler, Genelkurmay’ın yaptığı bildirimle, katledilenleri “terörist”, “kaçakçı” ilan etmeye, yaşanan katliamı meşrulaştırmaya çalıştılar. Yıllar boyu katledilen her bir Kürt gencinin ardından “hain” diyenler, Roboski’de katledilen 12 yaşındaki Bedran’ın, 16 yaşındaki Şervan’ın, 20 yaşındaki Nevzat’ın ardından da aynı kanlı açıklamaları yaptılar; 34 canın üzerine yağdırılan bombaları “operasyon kazası” diye açıkladılar.

Devlet, yaşanan katliamın ardından yaşamını yitirenleri “orada olmakla suçlarken” ne bir açıklama geldi, ne de adalet. Askeri savcılık “34 canın katledilmesine” takipsizlik verdi, dava Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Bizler, Ranyalı Solin bebeği de, Rojavalı Remezan’ı da, Ceylan’ı da, Enes’i de, Salih’i de, Mahsun’u da öldürenin ne olduğunu biliyoruz. Aynı mermiler, aynı havan topları, aynı bombalar coğrafyanın birçok yerinde kardeşlerimizin üzerine yağar, daha nicemizi katlederken, Roboski’nin üçüncü yılında da reddediyoruz devletin katliam planlarının ortağı olmayı.

Üç yıldan bu yana, Roboski’de katledilen hiçbir kardeşimizi unutmuyor, üzerlerine yağdırılan bombaları tutan elleri, vur emrini verenleri affetmiyoruz. Üç yıldır “unutursak kalbimiz kurusun” diye haykırmaya ve unutturmamak için reddetmeye devam ediyoruz.

Dün Roboski’de ölmeyi ve öldürmeyi reddeden Sekvan Encü ve Mervan Encü gibi bizler de bugün devletlerin bombalarını, katliam emirlerini, savaşlarını reddediyor, yaşam için direniyoruz. Bugün, katliamın üçüncü yılında da bir daha Roboskiler olmasın, vicdanlarımız susmasın diye reddetmeye devam ediyoruz.

Roboski Vicdanımızdır!
Unutursak Kalbimiz Kurusun!

Vicdani Ret Derneği
28 Aralık 2014

Okunan vicdani ret açıklamaları:

ben militarizmin insanları tuğla gibi yonttuğu tek tipleştirdiği hizaya soktuğu düşmanlık yaratığı ve insanları öldürdüğü bir dünyada yaşamak istemiyorum savaşların ve bombaların şekillendirdiği bir dünya istemiyorum köylerin kılıçtan geçirildiği bir dünya istemiyorum sırf insanların yahudi oldukları için gaz odalarında boğulduğu bir dünya istemiyorum ırakta gazzede insanların fosfor bombalarıyla vietnamda mapalmler ile yandığı nijeryada kadınların kaçırıldığı bir dünya istemiyorum maraşta evlerin yakıldığı insanların kurşunlandığı bir dünya roboskide evini geçindirmeye çalışan insanların bombalandığı bir dünya istemiyorum biz kalbimizde yeni bir dünya taşıyoruz ve bu dünyada insanlar elma kokusunu fırınlarındaki turtadan alıyor sokaklarına yayılan sarin gazından değil bu dünyada çocukların üzerine havan mermileri düşmüyor çocuklar ekmek almaya giderken vurulmuyor anaşist olduğu için atinada katledilmiyor bu dünyada nükleer silahlar milyonları katletmiyor ve ben devrimci bir anaşist olarak militarizmin ölüm kokan dünyasını reddediyorum ne emir alıp atinada diyar amedte kosovada tetiğe basan ne roboskide, hiroşimada bomba atan parmak olmayacağım atanların safında duranda olmayacağım bir orduda silah tutmayı asker olmayı vicdanım reddiyor vicdanı reddimi burda açıklıyor roboskide ve dünyada militarizmin katlettiği tüm canlara adıyorum

Miraç Bilge

**

Ez Zulfikar ALP,
Ez red dıkım ku bıbım perçeyek arteşen kujer yen dewlet en kujer.
Ez arteşa dewlete, ku se sal bere lı Robeske bombe lı ser si u çar hevalen me barand, nasnakım.
Ez arteşa dewlete, ku alikariya çeteyen IŞİD dıke u dıbe hewpar e qetliama gele kurd, nasnakım.
Ez pergala militarist, ku bı rexıstına perwerdeyi, bı seruber çand a itatte lı me inyad dıke nas nakım.
Ez dewlete, u poles u arteşa dewlete, ku Uğur, Enes, Berkin u Kader e qetil kir nasnakim.
Ez ji wek bıraye xwe Kadir, ku Polesan çend roj bere li qaden Amede de kuştin, dı sala xwe ya şazdeh da, bi baweri ya xwe li jiyana azad, derdikevim kuçeyan, u berxwe dıdım dıji poles u arteşen dewlete u dıji qetliamen dewlete.
Ez kesera xwe ya jı bo hemu hevalan ku bı deste arteşen kujer hatın qetıl kırın, dikim hers u hers a xwe dıji hemu desthılatdaran mezın dıkım.
Ez dewleten kujer u arteşen kujer red dıkım, wek anarşistek şoreşger, red a xwe ya wijdani u tevdeyi diyar dıkım.

Ben Zülfikar Alp,
Katil devletlerin, katil ordularının bir paçası olmayı reddediyorum.
Bundan 3 yıl önce Roboski’de 34 kardeşimin üzerine bombalar yağdıran devletin ordusunu tanımıyorum. Kobanê’de IŞİD çetelerine karşı her türlü yardımı yapan, bir halkın katledilmesine yönelik planların ortağı olan devletin ordusunu tanımıyorum. Eğitim sistemiyle sistematik bir şekilde bizlere itaat kültürünü dayatan militarist sistemi tanımıyorum. Ceylan’ı, Uğur’u, Enes’i, Berkin’i, Kader’i katleden devletin, polisini, ordusunu ve kendisini reddediyorum.
Bundan birkaç gün önce, Amed’de, sokak ortasında polis tarafından katledilen kardeşim Kadir gibi, ben de 16 yaşımda, özgür bir yaşama olan inancımla sokaklara çıkıyor; katil devletlerin polislerine, ordularına ve katliamlarına karşı direniyorum.
Roboski’de ve birçok yerde devletlerin ordularıyla katledilen kardeşlerimin üzüntüsünü öfkeye çeviriyor, bütün iktidarlara karşı öfkeyi büyütüyorum.
Katil devletleri ve katil orduları reddediyor; devrimci anarşist bir birey olarak vicdani ve total reddimi açıklıyorum.

**

Ben Oğuzhan Arıcan.
Roboski’de katledilen 34 kardeşim için, vicdani ve total reddimi açıklıyorum.
Devlet beni 7 yaşımdan 15 yaşıma kadar okul dediği hapishanelere kapattı. Yıllar boyu milli güvenlik, milli tarih, milli coğrafya dersleriyle, beni, kendi yarattığı sınırlar uğruna ölmeye hazır olacak bir asker etmeye çalıştı. 9 sene boyunca, sebebini bile bilmeden “eğitilmeye” devam ederken, devletin kendi çıkarları uğruna yarattığı “düşmanlık yalanları”nı dinledim, bu yalanlarla yaratılan devletin katliamlarla dolu tarihini öğrendim.
Bundan yıllar önce Maraş’ta, Çorum’da, Dersim’de ve Roboski’de katleden devlet, bugün kendi yarattığı çetelerle Kürdistan’da yeni katliamları planlıyor, bir halkı yok etmeye, katletmeye hazırlanıyor.
Ben, devrimci anarşist bir birey olarak, devletin kanlı elleriyle bana uzattığı silahı tutmayı reddediyorum. Katliamcı orduların bir parçası olmamak, halkların özgürlük mücadelelerini büyütmek, özgür bir dünyayı yaratmak için vicdani reddimi açıklıyorum.
Yaşasın devrimci anarşizm, yaşasın reddeden vicdanlar!

**

Ben Atakan Polat;
Roboski’de, Gazi’de, Maraş’ta, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da, Kürdistan’ın birçok yerinde ve eli değdiği her yerde yaşamlarımızı çalan devlete karşı; devrimci anarşist bir birey olarak vicdani reddimi açıklıyorum
Yıllar boyu yaşanan her bombardımanda, her savaşta, her katliamda yeniden öğrendik: DEVLET KATLEDER!
Ben, devletlerinin sınırlarının ve katliamlarının olmadığı özgür bir dünya için mücadele eden devrimci anarşist bir birey olarak, devletlerin katliamlarının, bu katliamların sürdürücüsü ordularının bir parçası olmayacağım. Devlet bize “öldür” dediğinde, onun otoritesine itaat etmeyeceğim. Okul adı verilen kışlalarda militarizmin kölesi, yaşamlarımızı katleden devletlerin savaşlarının bir piyonu olmayacağım.
Yunanistan’da Alexis’i, İstanbul’da Berkin’i, Kürdistan’da Ceylan’ı, Kadir’i, Uğur’u ve nice kardeşimizi katleden devletin, elime zorla tutuşturduğu silahı tutmayacak; vicdanımın sesini dinleyecek ve devletlerin katliamlarına karşı özgür bir dünya için mücadele edeceğim.

**

Ben Günce Akpınar,
anarşist ve anti-militarist, liseli bir kadınım. Militarizm ile çok küçük yaşta tanıştım. Bana edepli ve uslu olmayı, “kız gibi” davranmayı öğretti. Sonra üzerinde önlük, elinde tebeşir, ağzından düşürmediği tehditleri ile öğretmene karşı haddimi bildirdi, itaat etmeyi öğretti.
Evde, okulda, sokakta, medyada; dört bir yandaydı militarizm. Vatanın, milletin şanını bölünmezliğini anlattı. Yaptığı katliamları, kanlı savaşlarını yüceltti, meşrulaştırdı.
T.C. Devletinin yıllardır Kürt halkına karşı uyguladığı imha ve inkar politikası doğrultusunda, kardeşi kardeşe öldürttü, katlettiği kardeşlerimizi unutmamızı, yok saymamızı dayattı. Unutmayı reddedenlere, devletin katliamlarına isyan edenlere karşılık katliamcı geleneğini sürdürdü.
Oysa ben, 14 yaşında havan topuyla katledilen Ceylan’ı, 12 yaşında 13 kurşunla vurulan Uğur’u, yaşamak için günlerce, 15 yaşında 16 kilo kalıncaya dek direnen Berkin’i unutmayı reddediyorum.
Bundan tam 3 yıl önce Roboski’de katledilenleri, bugün Kobane’de aynı katliamcı geleneğe karşı direnenleri yok saymayı reddediyorum.
Devlet; bireyi, yaşamı, özgürlüğü katleder. Ben bu ilişki biçiminin içinde yer almayı reddediyor, paylaşma ve dayanışmayla örülü bir yaşam için mücadele ediyorum. Devrimci anarşist bir birey olarak vicdani reddimi açıklıyorum. Biliyorum ki, tüm devletler terörist, tüm ordular katildir!

**

Ben Murat Gökkabak,
Devlet demek katliam demektir.
Devlet demek masum insanları katletmek demektir.,
Roboski’de 34 canı katlettiği gibi, Kobane’ de binlerce masum insanlara saldırdığı gibi.
Ben vicdan sahibi bir insan, kendi halkının özgürlüğü için mücadele eden insanlara silah doğrultmak istemiyorum.
Devrimci Anarşist bir birey olarak vicdani reddimi açılıyorum

**

Ben Orhan Alim Kaya.
Anarşist bir Kürdüm. Militarizm bizi var olan herşeyimizi yok etmeye mahkum eder. Tanrı bir yaratır bir öldürür, Devlet ise hep öldürür. Ben roboskideki ”KAÇAKÇILARI” öldürmek istemiyorum, Ben katil olmak istemiyorum ve devletin zorunlu tuttuğu askerliği reddediyorum.

**

Ben Deniz Atay,
Anti-Militarist Anarşist bir Kürt olarak
Pepuk kuşu olmamak için,
kendi halkıma namlu doğrultmamak için,
iktidarsız ve otoritesiz bir dünya için ,
Yüzbinlerce sivilin kanını süngüsünde taşıyan; katliam, savaş, terör ve tecavüz üreten tum devletlerin ve ordularin bir parçası olmamak icin,
Devletin askerlik hizmeti karşılığında dayatacağı hiçbir sivil hizmeti de kabul etmeyerek “Vicdani reddimi açıklıyorum”.

Gürkan Kalmaz, Muhammet Ekinci ve Serkan Demir’in ret açıklamaları elimize geçince yayınlayacağız.

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org