Hogir Ar ile sanat ve militarizm (Röportaj)
Benim için sanat hiçbir zaman sadece estetik bir arayış olmadı. Sanat pratiğim, devlet şiddeti, militarizm ve sömürgeci yapılar karşısında doğrudan politik bir duruş alanı.
Benim için sanat hiçbir zaman sadece estetik bir arayış olmadı. Sanat pratiğim, devlet şiddeti, militarizm ve sömürgeci yapılar karşısında doğrudan politik bir duruş alanı.
Bir zamanlar Türkiye’deki Milli Güvenlik Bilgisi derslerini, demokratikleşme ve çocuk hakları gerekçeleriyle eleştiren ve kaldırılmasını savunan Avrupa Birliği’nin, şimdi kendi içinde benzer uygulamaları düşünmesi ironik bir tablo çiziyor.
Avrupa, neoliberal borç rejiminin finansmanını artık silahlanma üzerinden sürdürüyor. Borç krizinin çözümü üretim değil, militarizm yoluyla aranıyor. Bu sadece jeopolitik bir strateji değil, aynı zamanda finansal bir yeniden yapılandırma tercihidir.
İzmir’de, Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Yeşilyurt Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde “Militarizm, darbeler, toplumsal cinsiyet ve insan hakları” konulu panel düzenledi.
Türkiye’nin yakın gelecekte sivilleşmesinin zor olmasının temel nedeni de budur. Hem iktidar hem de muhalefet için Türk Silahlı Kuvvetleri hâlâ mücadelenin merkezindeki güç unsuru olmaya devam etmektedir.
Bavyera hükümeti geçtiğimiz yıl orduyu desteklemek adına bir yasa tasarısı hazırladı. İlk hedef, ordunun okullara girişinin kolaylaştırılması ve bu yolla öğrencilere doğrudan erişimin sağlanmasıydı.
“17 yaşındaki bir genci askerliğin harika bir kariyer olduğuna nasıl ikna edersiniz? Onlarla anlayacakları bir dilde konuşun: Yani oyunlar aracılığıyla.”
Militarizm, devlet ve siyaset üzerinde askeri gücün etkisini ifade eden bir kavramdır. Bu kavram, askeri gücün toplumun her alanına nüfuz ettiği bir durumu tanımlamaktadır.
Filistin yönetimini ve toplumunu sürekli olarak “terörist” doğurmak ve çocukları nefretle eğitmekle suçlayan İsrail, kendi toplumunun derin militarist ve şiddet yanlısı köklerini unutmuş görünüyor. Bu reklam bunun sadece bir göstergesidir.
‘Devletin Güvenliği Adına’ isimli kirabın derleyecileri olan Doç. Dr. Behlül Özkan, Doç. Dr. Özlem Kaygusuz ve kitaba makaleleriyle önemli katkılar sunan Prof. Dr. Serhat Güvenç ve Doç. Dr. İsmet Akça ile kitaba ve milli güvenlik siyasetine ilişkin konuştuk.