Onur Erden’le Weismain’da – Türkiye’den bir vicdani retçi (Video)
Vicdani retçi Onur Erden, 2006 yılında vicdani reddini açıkladı. Birkaç ay sonra firar etti. 2020’de sığınma talebinde bulunmak için Almanya’ya kaçtı. Başvurusu reddedildi.
Vicdani retçi Onur Erden, 2006 yılında vicdani reddini açıkladı. Birkaç ay sonra firar etti. 2020’de sığınma talebinde bulunmak için Almanya’ya kaçtı. Başvurusu reddedildi.
Ukrayna’da, savaşın başlangıcına kadar var olan vicdani ret hakkı, yalnızca Yehova’nın Şahitleri veya Adventistleri gibi on küçük dini topluluktan birine mensup kişiler tarafından kullanılabilirdi.
Anayasanın 72. maddesi: “Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.”
Bugün 19 Ağustos ve benim doğum günüm. Bu vesileyle başta Ukrayna halkları olmak üzere kalbim; yer yuvarlağı üzerinde şiddete uğrayan, savaşın tüm yıkıcılığını hisseden, zulüm gören ve soykırıma uğrayan tüm halklarla birlikte.
Ben de tüm hayatım boyunca yaşadığım İsrail toplumunda hain olarak damgalanmanın sosyal bedeline katlanmaya hazırım. Mevcut siyasi durumda doğru ve ahlaki eylemi yaptığıma inanıyorum.
Vicdanî reddi savaşlara karşı bir eylem biçimi olarak görüyorum ve vicdani ret ediyorum.
Militarist düşüncenin sebep olduğu vahşet ve yıkımların tamamen karşısında duruyor, “Vatani Görev” adı altında isteğim ve iradem dışında silahlandırılarak askeri personel olarak görev almayı reddediyorum.
Kürt ailenin bir ferdi olarak 21.3.2002’de Muş’ta doğdum. Ailem, Türkiye’nin Kürdistan topraklarında yaşamaktadır. Birçok akrabalarım kimliklerinden, düşüncelerinden ötürü zulme ve katliama maruz kalmıştır.
8 yıl siyasi mahpusluktan sonra tahliye olan Yusuf, elleri arkadan kelepçeli bir vaziyette askere götürülür. Vicdani ret hakkını kullandığı için 3.5 yıla yakın bir süre bir çok askeri cezaevinde çok sayıda işkenceye maruz kalır.
Uğur’un “İnsan askeri okulda okuyup nasıl vicdani retçi olur?” sorusuna cevabı: “Askerliğin ne demek olduğunu o kadar iyi biliyorum ki, reddetmekten daha doğru bir şey olamazdı.”