Vicdani ret ediyorum – Murat Yalçınkaya
Vicdanî reddi savaşlara karşı bir eylem biçimi olarak görüyorum ve vicdani ret ediyorum.
Vicdanî reddi savaşlara karşı bir eylem biçimi olarak görüyorum ve vicdani ret ediyorum.
Militarist düşüncenin sebep olduğu vahşet ve yıkımların tamamen karşısında duruyor, “Vatani Görev” adı altında isteğim ve iradem dışında silahlandırılarak askeri personel olarak görev almayı reddediyorum.
Kürt ailenin bir ferdi olarak 21.3.2002’de Muş’ta doğdum. Ailem, Türkiye’nin Kürdistan topraklarında yaşamaktadır. Birçok akrabalarım kimliklerinden, düşüncelerinden ötürü zulme ve katliama maruz kalmıştır.
8 yıl siyasi mahpusluktan sonra tahliye olan Yusuf, elleri arkadan kelepçeli bir vaziyette askere götürülür. Vicdani ret hakkını kullandığı için 3.5 yıla yakın bir süre bir çok askeri cezaevinde çok sayıda işkenceye maruz kalır.
Uğur’un “İnsan askeri okulda okuyup nasıl vicdani retçi olur?” sorusuna cevabı: “Askerliğin ne demek olduğunu o kadar iyi biliyorum ki, reddetmekten daha doğru bir şey olamazdı.”
“Benden askere gitmemi istemekle, yaşama olan bütün inancımı, özgür bir dünya hayalimi, umutlarımı istiyorsunuz. Ama onlar bana ait ve kesinlikle onları size vermeyeceğim.”
Egemen bir gücün emrine girmeyi reddediyorum
Meclis Genel Kurulu’nda bu hafta görüşülecek olan “Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne Halkların Demokratik Partisi (HDP) şerh düştü.
Zorunlu askerlik bir insan hakları ihlalidir. Ortadan kaldırılmalı. Hiç değilse insanlara “insanlığa faydalı” ve cezalandırma amacı taşımayan, alternatif bir “kamu hizmeti” seçeneği sunulmalı.
Fransız mahkemesi, başvuru yapanın askere gitmeme talebinin gerekçelerini ve vicdani olarak askerliği ret gerekçelerini tutarlı ve makul bir şekilde ortaya koyamadığına hükmetti.