Asker yeniden ‘iktidar ortağı’ mı? – Etyen Mahçupyan

Herkes ordunun yapılanması reformundan söz ediyor ama ‘TSK Personel Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dan söz etmiyor… Oysa EMASYA protokolünü kaldırmış olan AK Parti şimdi askere aynı yetkileri veriyor.

07.08.2016 Pazar 03:00
Merkezin dışından gelen her iktidarın kendisini merkezde tutacak partnerlere ihtiyacı vardır. Bu partnerleri ya parlamentoda arar, ya da devletin asli sahiplerine rücu etmek zorunda kalırsınız. AK Parti bir kez daha tam bu noktada…

Kürt meselesinde iç barış alternatifi elden kaçıp PKK da bu durumu bilinçli kullanınca, askere alan açma durumunda kalınmıştı. 15 Temmuz sonrasında ise bir anda askeri yapıyı tamamen sivil otorite ‘altına’ alma şansı doğdu. Ne var ki kağıt üzerindeki düzenlemenin sisteme nüfuz etmesi, kalıcı ve istikrarlı bir model üretmesi zamana ve uygun ortama muhtaç. Çünkü askerin operasyon alanının genişlemesi ile emir komuta ve terfi tayin mekanizmalarının ‘sivilleşmesi’ birbirini zıt yönde etkileyen durumlar. Eğer bu reformu barış zamanında yaparsanız sorun olmayabilir… Ama savaşırken yaparsanız hiç ummadığınız açıklar verebilirsiniz.

Nitekim herkes ordunun yapılanması reformundan söz ediyor ama ‘TSK Personel Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dan söz etmiyor… Oysa EMASYA protokolünü kaldırmış olan AK Parti şimdi askere aynı yetkileri veriyor. Artık terörle mücadelede Bakanlar Kurulu kararı ile TSK’ya özel görev verilebilecek. Görevin kapsamı, süresi, alanı, alınacak önlemler ve istihbarat yetkisi Bakanlar Kurulu tarafından belirlenirken, görevli TSK birliklerinin çapı, teşkilatı, konuşlanması, emir komuta ilişkileri, kuvvet kaydırılması ve ‘gerekli görülen’ diğer konulara Genelkurmay karar verecek. Bu görevde TSK hem kendi hem de diğer kolluk kuvvetlerinin yetkisini kullanacak. Eğer askeri birlikler genel kolluk kuvvetleriyle işbirliği içinde görev yapıyorsa, komuta askeri birliğin komutanında olacak. Komutanın ihtiyaç duyacağı bilgiler istihbarat birimlerince ‘öncelikle’ toplanacak ve ‘gecikmeksizin’ iletilecek. Ayrıca yürütülen operasyonlarda kaçakların yakalanması ya da güvenliğin sağlanması için birlik komutanının kararıyla her türlü konuta ve iş yerine girilebilecek. Bu yetki 24 saat içinde hakim onayına sunulacak…

***

Az ihtimal ama, ya hakim bu yetkiyi onaylamazsa? Değişen bir şey olmayacak… Çünkü tüm bu faaliyet ‘askerlik hizmet ve görevi’ kapsamına girerken, işlendiği iddia edilebilecek suçlar da ‘askeri suç’ sayılacak. Böylece yargılama tamamen askeri otoritenin takdirine bırakılacak. Bu sistemin nasıl işleyeceğini tahmin edebiliyoruz… Benzer şekilde TSK mensupları dışındaki kişilerin de yargıya götürülmesi kolay değil. İsnat edilen suçlar nedeniyle soruşturma izni verilene kadar yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulamayacak. Soruşturma izni için ise zanlının amirinin onayı gerekecek… Tabi askerler için soruşturma iznini sadece Genelkurmay Başkanı verebilecek. Ayrıca tüm bu haklardan, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce operasyonlara katılmış olanlar da yararlanacak.

Öte yandan yine de ‘üst akıl’ sivillerde diye düşünebilirsiniz. Çünkü Kanun’da koordinasyon ve gözetimin valilerde olduğu da söyleniyor. Ancak bu, askeri birlikler ile genel kolluk kuvvetlerinin birlikte görev yapmaları halinde geçerli. Ayrıca acaba birden fazla şehri kapsayan görevlerde hangi vali yetkili olacak? Bu durumda valiler arası koordinasyonu kim yapacak?

EMASYA tam da bu ‘çatlak’ üzerinde inşa edilmiş ve sonuçta tüm istihbaratı ve yetkiyi askere teslim etmişti. Şimdi yine aynı noktadayız ve üstelik AK Parti’nin askerin sorumluluğunu yükleneceği bir yapı içinde… AK Parti’yi ve Türkiye’yi vurmak isteyecek ‘iç ve dış güçler’ için çok elverişli bir ortamda olduğumuzu kimse aklından çıkarmasın. Umarım hükümet içinde durumun vahametinin farkında olanlar vardır…

Karar

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org