Kırk yıla dayanan bir barış ve ret hareketi, Yesh Gvul: “Her şeyin bir sınırı vardır!” – Serkan Öztürk
Askerlik yapmaya değil, işgal topraklarında askerlik yapmaya itiraz ediyorlardı, bu anlamda tavırları vicdani ret çizgisinden ayrılıyordu.
Askerlik yapmaya değil, işgal topraklarında askerlik yapmaya itiraz ediyorlardı, bu anlamda tavırları vicdani ret çizgisinden ayrılıyordu.
Karşımızdaki, doğu despotizminin geleneklerini modernitenin ve emperyalizmin imkanlarıyla besleyerek kendine özgü bir şebeke halinde gelişen yapı, kısacası 12 Mart’ta ilan edilen adıyla ‘kontrgerilla’ dır.
Kutsal Kitabın “öldürmeyeceksin” emri tarih boyunca pasifist ve antimilitarist bir Yahudi geleneğe ilham oldu.
Çocuklar, “İlk defa bu kadar mutlu oldum!” demişler. Bir de tanrıdan askerleri korumasını, başarılı kılmasını dilemişler. Gerisini ise bir öğretmen söylemiş ve Türkiye devletine teşekkür etmiş.
Militarizm her şart altında ”barışsever, barışçıl” değildir. Her zaman, ortada somut bir düşman olmadığında bile, ”savaş” kavramını, düşüncesini, tehdidini diri tutmak zorundadır.
Fitchburg State Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Adem Y. Elveren: Askeri harcamalar eksik tüketimin giderilmesini ve ekonominin durgunluktan çabuk çıkmasını kapitalistlerin çıkarına dokunmadan yapıyor.
Savaşı kategorik olarak reddetmeden, ahlaki olarak yargılamadan ve tarihin çöplüğüne nasıl atabileceğimizi tartışmadan önce, onun nedenlerini anlamaya çalışalım.
Erdoğan bir tarafta Ukrayna’yı SİHA’lar ve askeri anlaşmalarla umutlandırıp diğer taraftan Rusya gerçekliği karşısında, “Krizin barışçı ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Tırmanmanın bir an evvel son bulmasını temenni ediyoruz” diyor. Ama yatırım savaşa, barışa değil.
Erdoğan iktidarı, önümüzdeki günlerde Afgan yönetimi ve Taliban arasındaki barış müzakerelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Erdoğan iktidarı, Afganistan için istediği barış ve istikrarı Türkiye ve bölge (Ortadoğu) için neden istemiyor?
Bu savaşlar ile savaş alanı insansızlaşacaktır. İnsansızlaşan savaş ise birçok açıdan bazı etik ve ahlaki sorunlar ortaya koyacak, savaşın anlamı konusunda tekrar düşünmemize sebebiyet verecektir.