Silahsız olsak da kötülüğe karşı direnebiliriz
Peki nazik bir şekilde silahın namlusunu kapatan tek bir parmakla direnebilir, hatta silahın kendisini patlatmasına neden olabilir miyiz?
Peki nazik bir şekilde silahın namlusunu kapatan tek bir parmakla direnebilir, hatta silahın kendisini patlatmasına neden olabilir miyiz?
“Erdoğan, Harp Akademileri Komutanlığı’nda subaylara seslendi:
Sizler gibi yiğit, cesur, eğitimli, bilgili, dirayetli ve sadakatli mesai arkadaşlarıma sahip olduğum için ne kadar iftihar etsem azdır.”
Bir kez daha şunu söylüyoruz; Kürtlere, Alevilere, sosyalistlere, kadınlara, doğaya, LGBTİ birey ve topluluklarına dönük bu şiddet sarmalını, savaşı bir kez daha kabul etmiyoruz. Bizler hiçbir şekilde o üniformaları giymeyeceğiz, elimize o silahları almayacağız.
Bugün, hükümet yürüttüğü çalışmalarla, “artık kadınların da askerlik yapabileceğini” konuşuyor olsa da; biz kadınlar, yıllardır yaptığımız gibi, devletin savaş politikalarının bir parçası haline dönüştürülmeyi reddedeceğiz.
Barış gazeteciliğinin tanımı bizim kitabımızda genişletilmiş ve hak odaklı habercilikle barış gazeteciliğinin benzeşen yaklaşımlarını buluşturacak şekilde adil barış odaklı gazetecilik tanımını esas alan bir elkitabı ortaya çıkarılmıştır.
Geçen hafta, Diyarbakır-Sur’da “operasyonun” sonuna gelindiği duyuruldu. Arkasında sayısı belirlenemeyen, kimliği teşhis edilemeyen cansız bedenler ve bir enkaz yığını bırakarak biten operasyonun başarısı yine mehter marşıyla kutlanmıştı.
Dünyanın başka yerlerindeki deneyimlere baktığımızda, şiddete daha fazla şiddetle değil, ancak barışçı bir çözüm yoluyla son verildiğini görüyoruz.
başkaldırı hakkı şiddet demek değildir, ama her şiddet, halkın birbirini öldürmesidir.
sakın şiddeti savunma!
Yargıcın, neyin düşünce olduğu, neyin olmadığını hükme bağlaması, sadece “düşünce”ye yargı otoritesinin tasallutu değil, imhası anlamına gelir.
İnsanlığa karşı suçlar, sivil halkın tümüne veya bir kısmına yönelik olarak gerçekleştirilen yaygın ve sistematik saldırıyı tanımlar. Sivil halkın içinde direnişçiler, silah bırakmış eski savaşçılar, çatışma veya anlaşmazlıkta taraf olmuş kimseler bulunabilir. Önemli olan, söz konusu halkın, esas olarak sivil kişilerden oluşmasıdır.