Savaşın tetikçisi silah tekelleri – Yücel Özdemir

Hafta başında Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) dörder yıllık dilimler halindeki kıyaslamalar üzerinden yayımladığı “Uluslararası silah transferlerindeki eğilimler” başlıklı rapor, en fazla silah satanların, savaş koşullarını olgunlaştıranlar olduğunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

13 Mart 2026
Dünya adeta bir savaştan diğerine sürükleniyor. Bugün 14. gününe giren ve artık “İran savaşı” olarak adlandırılan ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırı, hiç olmadığı kadar bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyelini içinde barındırıyor. Hürmüz Boğazı üzerinde süren belirsizliğin uzaması durumunda savaş kaçınılmaz görünüyor.

Hafta başında Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) dörder yıllık dilimler halindeki kıyaslamalar üzerinden yayımladığı “Uluslararası silah transferlerindeki eğilimler” başlıklı rapor, en fazla silah satanların, savaş koşullarını olgunlaştıranlar olduğunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Genel olarak ihraç edilen büyük silahların hacmi 2021-25 döneminde 2016-20 dönemine göre yüzde 9.2 artmış durumda.

Kendi kurallarına itiraz eden ülkelere karşı hemen askeri yola başvurarak savaş istediğini gizlemeyen ülke olarak ABD, silah ihracında diğer ülkelerle aradaki mesafeyi, her savaştan sonra biraz daha açıyor. Örneğin Suriye savaşının devam ettiği 2011-15 yılları arasında ABD dünya silah ihracatının yüzde 32’sini gerçekleştirirken bu oran 2016-20 arasında yüzde 36’ya, 2021-25 arasında ise yüzde 42’ye yükseldi. Böylece son 10 yıl içinde dünya silah ihracat pastasında ABD’nin payı yüzde 31 artmış oldu. Yani yaklaşık üçte bir…

Dahası veriler, Ukrayna savaşının nasıl ABD silah tekellerine kâr getirdiğini de net olarak gösteriyor. Bu savaş nedeniyle Avrupa, 12 yıl sonra ilk kez ABD silah ihracatının en büyük alıcısı oldu. Ukrayna, Suudi Arabistan’dan sonra ikinci büyük müşteri haline getirildi. Sipri’nin hesaplamalarına göre, böylece ABD’nin Avrupa’ya silah satışı dört yıl öncesine göre yüzde 217 arttı.

Bu gidişle, ABD’nin toplam silah ihracatının yüzde 50’ye varması çok uzak olmayan bir tarihe kalmayabilir. İran’a karşı diş bileyen Suudi Arabistan, uzun yıllardır ABD’den en fazla silah satın alan ülke konumunda. Uzak Doğu’nun hızla silahlanan ülkeleri, Avustralya, Japonya ve Güney Kore 2020’den bu yana ABD’nin diğer önemli müşterileri. Silah ihracatındaki artış, ABD silah tekellerinin savaş iştahını her geçen yıl biraz daha kabartıyor.

Savaştan en fazla beslenen bir diğer ülke olan İsrail, en fazla ABD ve Almanya’dan silah alırken, en fazla Hindistan ve Azerbaycan’a silah satan ülke konumunda. Son raporda İsrail, silah satış sıralamasında İngiltere’yi geçerek yedinci oldu. Böylece, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren İsrail, silah tedariki konusunda büyük emperyalist devletlerle yarışır hale geldi. Bu aynı zamanda İsrail’in çok büyük bir silahlanma ve savaş sanayisine sahip olduğunu ve bunun sürekli büyüdüğünü gösteriyor. İsrail’in silah satış payı ilk kez yüzde 4.4 gibi yüksek bir orana ulaştı. ABD ve İsrail’in toplam silah ihracatındaki payının neredeyse yüzde 50’ye varması, iki ülkenin sorunları neden militarist yoldan çözmeye öncelik verdiğinin ekonomik boyutunu gösteriyor.

Benzer bir durum Avrupa için de geçerli. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle eskisi kadar fazla silah ihraç etmez iken, Fransa yüzde 9.8’lik payla, 2021-25 yılları arasında ABD’den sonra ikinci sıraya yerleşti. Almanya ise Çin’den daha fazla pazar payıyla dördüncü (yüzde 5.7) oldu. Avrupa ülkelerine teslim edilen silahların neredeyse yarısı ABD (yüzde 48) malı. NATO üyesi 29 Avrupa ülkesinin silah ithalatı da 2021-25 arasında öndeki dört yıllık döneme göre yüzde 143 arttı. Bu ülkelerin ithalatının yüzde 58’ini ABD karşıladı.

Ukrayna savaşıyla birlikte silahlanma, silah ihracatı ve militarizm konusunda şahlanan Avrupa ülkelerinin pastadaki payları da büyüyor. Sipri’nin raporuna göre Avrupa ülkelerinin silah ihracatı 2021-25 yılları arasında 2016-20 dönemine göre üç kat arttı. Ukrayna savaşının bu artışta payı çok fazla. Almanya’nın silah ihracatının neredeyse dörtte biri (yüzde 24) Ukrayna’ya kalkınma yardımı olarak gitti. Gazze’de soykırım yapan İsrail, Almanya’nın en fazla silah sattığı üçüncü ülke oldu. Aynı Almanya İsrail’den en fazla silah satın alan ikinci ülke oldu. Üçüncü ülke ise ABD. Dolayısıyla, Gazze soykırımı sırasında ABD ve Almanya, İsrail’in hem en büyük tedarikçisi hem de en büyük müşterisi oldu. Bu “müşterilik” İsrail silah sanayisi için hayati önem taşıyor. Sipri araştırmacısı Zain Hussain, “Gazze savaşı ve İran, Lübnan, Katar, Suriye ve Yemen’deki saldırılara rağmen, İsrail dünya silah ihracatındaki payını artırdı. İsrail silah endüstrisi, dünya çapında yüksek talep gören hava savunma sistemlerine odaklanırken, İsrail ordusu çeşitli önemli teçhizatlar için ithalata bağımlıdır” diyor.

Görüldüğü gibi her savaş silah üreticisi ülkeler ve tekeller için büyük fırsatlar ve kârlar anlamına geliyor. Sadece Alman Rheinmetall’in son yıllardaki yükselişi savaşla silah tekellerinin büyümesinin doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Tekelin cirosu 2025’de 9.9 milyar avroya yükseldi. Bu bir önceki yıla göre yüzde 29’luk bir artış anlamına geliyor.

Silah ihracatındaki rekor artışlar, bir taraftan dünyanın daha büyük savaşlara sürüklendiğini gösterirken, diğer taraftan ise silah tekellerinin devletleri yeni savaşlara teşvik ettiğini gösteriyor. Bu nedenle sadece savaşa değil, aynı zamanda silah tekellerine karşı da kararlı bir mücadele gerekiyor.

Kaynak: Evrensel

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org