Savaşsız toplumlar hiç oldu mu? – Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu
Savaşı kategorik olarak reddetmeden, ahlaki olarak yargılamadan ve tarihin çöplüğüne nasıl atabileceğimizi tartışmadan önce, onun nedenlerini anlamaya çalışalım.
Savaşı kategorik olarak reddetmeden, ahlaki olarak yargılamadan ve tarihin çöplüğüne nasıl atabileceğimizi tartışmadan önce, onun nedenlerini anlamaya çalışalım.
Erdoğan bir tarafta Ukrayna’yı SİHA’lar ve askeri anlaşmalarla umutlandırıp diğer taraftan Rusya gerçekliği karşısında, “Krizin barışçı ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Tırmanmanın bir an evvel son bulmasını temenni ediyoruz” diyor. Ama yatırım savaşa, barışa değil.
Erdoğan iktidarı, önümüzdeki günlerde Afgan yönetimi ve Taliban arasındaki barış müzakerelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Erdoğan iktidarı, Afganistan için istediği barış ve istikrarı Türkiye ve bölge (Ortadoğu) için neden istemiyor?
Bu savaşlar ile savaş alanı insansızlaşacaktır. İnsansızlaşan savaş ise birçok açıdan bazı etik ve ahlaki sorunlar ortaya koyacak, savaşın anlamı konusunda tekrar düşünmemize sebebiyet verecektir.
Milyarlarca dolar kamu kaynağı, devletin silah tekellerinin teknoloji, patent ve proje öncülüğünde özel şirketlerin oluşturduğu ağa akıyor.
Dünyada militarizmin ve bunun paralelinde her türden sağcılığın tırmanışa geçtiği bir döneme girdik. Bunun karşısında henüz ortak bir hat oluşturmamakla birlikte direnişler de artıyor.
Türkmen kasabası Çobanbey’e tıp fakültesi açılması Türkiye’nin Suriye’ye kazık çaktığının bir başka işareti. Karar ulusal ve uluslararası hukuk açısından sorunlu.
Asıl görevi ‘’millî güvenlik istihbaratı oluşturmak’’, oluşturduğu istihbaratı ilgili makamlara iletmek ve ‘’istihbarata karşı koymak’’ olan bir kurumun, TSK’nın ağır silâhlarına neden ihtiyacı olabilir?..
Siber savaşçı üretimi için lise dönemine odaklanılıyor; bilgisayar teknolojisine ilgi gösteren ve parlak olduğu düşünülen gençler hedefleniyor.
Bu davanın Alman Parlamentosu yangını davasına benzeyen bir diğer yanı da Nazilerin faşizmi yaratmaya çalışırken geçtikleri en önemli dönemeç olmasıdır. Buradan da Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerinin ders çıkarması gerektiğini hatırlatayım.