“Hayaller çözüm süreci, gerçekler savaş süreci” – Sezin Öney
31 Mart yerel seçimlerinden sonra, Çözüm Süreci değil; Irak ve Suriye’ye doğru yeni operasyon süreçlerini konuşuyor olacağız.
31 Mart yerel seçimlerinden sonra, Çözüm Süreci değil; Irak ve Suriye’ye doğru yeni operasyon süreçlerini konuşuyor olacağız.
Onun ölümü bir eylem çağrısı olarak görülmelidir, Gazze’de ABD halkının parası ve kamu görevlilerinin onayıyla yürütülen, bitmek bilmeyen zulmü durdurmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız, bir daha kimsenin böylesine tüyler ürpertici protestolarda kendi canına kıymak zorunda hissetmemesini sağlamamız için ısrarcı bir itirazdır.
Şimdi soykırım savaşının açık ve gizli ortakları İsrail’e ‘dur’ diyemeyip faturanın yine Filistinlilere kesileceği bir ateşkes anlaşması ve yarını kurguluyor.
2023’ten beri içinde bulunduğumuz “geceyarısına 90 saniye”, Kıyamet Saati’nin 1947’te işletilmeye başladığından beri, yok oluşa en yaklaştığımız zaman dilimi. Bunun en büyük sebebi de, Ukrayna Savaşı…
“17 yaşındaki bir genci askerliğin harika bir kariyer olduğuna nasıl ikna edersiniz? Onlarla anlayacakları bir dilde konuşun: Yani oyunlar aracılığıyla.”
Evet, erkek doğulmuyor, olmak için karşılığını ödemek, biraz acı çekmek gerekiyor. Ama karşılığı var bu acının. “Değer” yani. Karşılığında, erkeklik kimliği, bir egemen konum olarak elde ediliyor.
NATO’nun 22 Ocak’ta başlayan Steadfast Defender 2024 ve Almanya’nın Quadriga tatbikatları tüm insanlığın geleceğini tehdit ediyor (Almanca’da Quadriga “dört atlı takım” anlamına geliyor… Berlin’deki Brandenburg Kapısı’nın tepesinde de işte bu Quadriga anıtı yer alıyor).
Netanyahu çok iyi biliyor ki alnına yapışan ‘soykırımcı’ damgasından başka elde ettiği hiçbir şey olmayacak. Filistinlilerin yitirdikleri, onun kariyerine ‘zafer’ olarak girmeyecek. “Soykırımcı” lekesi alın derisinin derinliklerine işlenecek.
Gelişmeler, NATO’nun Almanya’dan başlayarak Rusya sınırına kadar uzanan Doğu ve Kuzey Avrupa’yı “barut fıçısı”na çevireceğini gösteriyor. Rusya korkusu emekçi sınıfların savaş politikalarına yedeklenmesi ve askeri harcamaların artırılması, silah tekellerinin kasasının dolması için kullanılacak.
Kendimizi çıkmazda hissettiğimiz durumlarda, direnmenin başka olasılıklarını çağırmanın, hayatı tekrar yaşanır kılmakla ilgili bir yanı var. Çıkışı bulmak sadece yasanın, devletin, sistem içi yapıların tekeline bırakılamaz, öznelerin kendi iradesi ve değiştirme gücü tüm bunların üstündedir fikrimce.