Vicdani retçi Yavuz Atan’la söyleşi: Militarizme inat, yaşasın hayat! (Video, 15 Mayıs, İzmir)
15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde, İzmir’de, Halkların Köprüsü Derneği’nde, vicdani retçi Yavuz Atan ile gerçekleştirilen söyleşi.
15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde, İzmir’de, Halkların Köprüsü Derneği’nde, vicdani retçi Yavuz Atan ile gerçekleştirilen söyleşi.
Önemli kişisel sonuçlar karşısında hükümetlere meydan okuyan CO’larla dayanışma içinde bir araya gelmemiz ve onların cesaret ve öngörülerinden ders almamız kritik önem taşıyor. Başkalarının savaşmayı reddetmesi için sessiz kalmayı reddetmeliyiz.
Savaşı ve militarizasyonu reddetmek ve demilitarizasyon ekmek, eşitlik, hak ve özgürlüğün olmazsa olmazıdır. Ordular ve orduların sahip olduğu silahlar var oldukça yaşam tehlikede olur.
DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler Günü’nde X hesabı üzerinden bir mesaj yayınladı.
1993 yılında ilk vicdani reddini açıklayan Salih Fikret’ten 30 yıl sonra ilk kez Kıbrıs’ın kuzeyinde zorunlu askerlik hizmetini hiç yapmayan bir kişi vicdani reddini açıkladı.
Türkiye Devleti, imzacısı olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve AİHM kararlarına rağmen, vicdani ret hakkını yok sayma ısrarını hala sürdürüyor. Anayasa Mahkemesi önündeki vicdani ret dosyaları, herhangi bir karar verilmeksizin, yıllardır sonuçsuz bir şekilde bekletiliyor.
Vicdani ret güçlü bir protesto biçimidir. Orduya hizmet etmeyi reddederek savaşa, şiddete ve militarizme karşı durabilir; barışı sağlamak için güçlü bir politik hat yaratabiliriz.
Konuklar: Atalay Göçer – Amed Savaş karşıtları İnisiyatifi, Av.Gökhan Soysal – Vicdani Ret İzleme Platformu
Doğrusu, “vicdanî red”di ben uzun uzadıya tartışılmaya bile gerek olmaksızın hemen anayasallaştırılması gereken mütevazî bir talep olarak görüyorum. Benimki bunun çok daha ötesinde olan radikal bir taleptir. Ben zorunlu askerliğin büsbütün kaldırılmasından yanayım.
Bir bireyin vicdani ret hakkından yararlanıp yararlanamayacağını belirleyebileceği herhangi bir alternatif hizmeti veya erişilebilir ve etkili bir prosedürü sağlamayan bir sistemin bir bütün olarak toplumun çıkarları ile vicdani retçilerin çıkarları arasında adil bir denge kuramamış olduğu ve ihlale sebebiyet verdiğine karar verilmiştir.