Tutsak Vicdani Retçi Murat Kanatlı’ya Destek Çığ Gibi Büyüyor

Vicdani reddinden ötürü 10 gün hapse mahkum edilen Murat Kanatlı’ya yurtdışından destek veren kurum ve kuruluşlar çoğalıyor, eylemler düzenleniyor.

Kanatlı’ya Destek Çığ Gibi Büyüyor

27/02/2014

Vicdani reddinden ötürü 10 gün hapse mahkum edilen Murat Kanatlı’ya yurtdışından destek veren kurum ve kuruluşlar çoğalıyor, eylemler düzenleniyor.

Vicdani Ret Derneği Basın açıklamasına çağrı; Kıbrıslı vicdani retçi Murat Kanatlı, 2009 yılında vicdani reddini açıklayarak, seferberlik hizmetini reddetmişti. Kanatlı’nın seferberlik hizmetini reddetmesiyle “kamu güvenliği”ni tehdit ettiğine dair 2011 yılından bu yana Askeri Mahkeme’de devam eden yargılaması geçtiğimiz günlerde sonçlandı. Vicdani retçi Murat Kanatlı kendisine verilen 500 TL’lik cezayı ödemeyi reddetti ve 10 günlük hapis cezasına çarptırıldı. Vicdani Ret Derneği olarak, bu topraklarda ordunun ve dolayısıyla militarizmin gündelik yaşamlara yönelik saldırısının yıldönümü olarak sayılabilecek 28 Şubat’ta, hem vicdani retçi arkadaşımız Murat Kanatlı’nın yalnız olmadığını belirtmek hem de yaşamlarımızı gasp eden miiter yapılanmalara karşı çıktığımızı bir kez daha haykırmak için bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz. NOT: Basın açıklaması sonrasında vicdani ret açıklamaları da yapılacaktır. VİCDANİ RET DERNEĞİ Tarih: 28 Şubat Cuma Saat: 15:00 Yer: Galatasaray Meydanı.

SYRIZA Murat Kanatlı’ya desteğini belirtir

SYRIZA, Yeni Kıbrıs Partisi Örgütlenme Sekreteri ve işgal altındaki Kıbrıs’tan Avrupa Sol Partisi üyesi Murat Kanatlı’nın hüküm giymesiyle ilgili olarak Kanatlı’ya bütünlüklü desteğini beyan eder. SYRIZA, Kıbrıs’ın kuzeyindeki işgal ordusunda seferberlik hazırlığı yapmayı reddeden Murat Kanatlı’nın kahramanca duruşunu memnuniyetle karşılarken, bu duruşun Türk ordusu Kıbrıs’ın kuzeyinde varlığını sürdürdükçe bölünmüş Kıbrıs’ta gerçek anlamda bir ilerleme veya çözüm olamayacağını da gösterdiğine inanmaktadır. Kanatlı, para cezasını reddedmiştir ve hapsedilmiştir. Biz her zaman tek egemenliğin var olduğu ve işgal ordularının ve yabancı üstlerin olmadığı federal ve iki bölgeli Kıbrıs için mücadele veren kişiler, sosyal ve siyasi güçlerin yanında olacağız.

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi: Vicdanî retçi Murat Kanatlı, militarist bir uygulama olan seferberliğe katılmayı reddettiği için, kesilen para cezasını ödemeyi reddettiği için 10 günlük bir ceza aldı. 2009 yılından beri her sene seferberliği reddediyor ve ilk davası dün sonuçlanmıştı. Verilen karar diğer seneler için de emsal tehlikesi taşıyor. Kuzey Kıbrıs’taki kukla rejim de Türkiye Cumhuriyeti gibi vicdanî ret hakkını tanımıyor. İnsan haklarını hiçe sayan, militarist ceza yöntemini kınıyoruz. Bu hukuksuzluğun derhal son bulmasını talep ediyoruz. Vicdani ret haktır! Murat Kanatlı’ya özgürlük! DSİP üyesi vicdanî retçi Ozan Ekin Gökşin

Kırmızı-Yeşil Birlik Partisi Meclis Grubu, Danimarka: Kıbrıslı Türk aktivist, vicdani retçi ve Avrupa Sol Partisi Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı Kıbrıs’ın kuzeyinde yıllık seferberlik hazırlıklarına katılmayı reddetmesi üzerine askeri mahkeme tarafından 10 gün hapse mahkum edilmiştir. Murat’ı bir barış aktivisti ve adanın kuzeyinde ayasal olarak 1974’den beri süren Türk işgalin siyasi çözümünün yanlısı olarak tanımaktayız. Bu kararı, siyasi kararlılığının ve vicdan özgürlüğünün ürünüdür.

Murat Kanatlı’yla dayanışmasını ifade ederken Türk işgalini de kınar ve Kıbrıs sorununa siyasi bir çözümü desteklediğini beyan eder.

Avrupa Birleşik Sol ve Nordik Yeşil Sol Konfederal Grubu, Avrupa Parlamentosu:

Murat Kanatlı’ya özgürlük! Kıbrıs’ın kuzeyindeki işgal yetkilileri tarafından tutuklanmasını açıkça kınıyoruz. Yeni Kıbrıs Partisi Örgütlenme Sekreteri Murat Kanatlı’nın ivedilikle serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Vicdani sebeplerden ötürü işgal ordusunda hizmet vermeyi reddetme kararına saygı duyulmalıdır. Murat Kanatlı, insan hakları savunucusu ve barış aktivistidir. Aynı zamanda Avrupa Vicdani Ret Bürosu’nun Yürütme Kurulu’ndadır ve 2009’dan beridir Kıbrıs’ın kuzeyindeki aylık seferberlik hazırlıklarına katılmamaktadır. Murat Kanatlı ve Kıbrıslı Türk toplumundaki barış sevdalılarıyla dayanışmamızı açıklarız.

EDEK Avrupa Parlamenteri Sophocles Sophocleous Kanatlı’nın tutuklanması konusunu Avrupa Komisyonu’na bildiriyor

EDEK Avrupa Parlemento üyelerinden Sophocles Sophocleous, YKP Örgütlenme Sekreteri ve Avrupa Vicdani Red Bürosu (EBCO) üyesi Murat Kanatlı’nın tehditkar bir şekilde tutuklanması ile ilgili Avrupa Komisyonuna verilmek üzere yazılı bilgi istedi.

Meclis Üyesi , 2009 yılından beridir işgal bölgesindeki zorunlu yıllık seferberlik görevini reddetmesinden dolayı tutuklanması konusu ile ilgili Avrupa Komisyonuna bilgi verdi. Aynı zamanda Türkiye’nin müdahale etmemesi durumunda iki ‘yargı’ konusunun daha olduğunu ve 2010 ile 2011 yılları için de tutuklanma riski olduğu konusunda Komisyonunu uyardı.

Ayrıca Sophocleous işgal rejiminin Kıbrıslı Türkleri terörize ettiğini ve bunun insan hakları ve temel ifade özgürlüğüne karşı bir olay olduğunun altını çizdi.  Bu durumun AB Temel Haklar Şartı’nın 10. Maddesine aykırı bir davranış olduğunu ve herkesin düşünce ve vicdani red hakkının olduğunu vurguladı ve Türkiye için temel haklarla ilgili 23. Başlığın kapalı kalmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Ayrıca Meclis Üyesi 21 yaşındaki Türk kökenli vicdani redçi asker Uğur Kantar’ın askeri hapishanedeki trajik ölümünü hatırlattı. EDEK Meclis Üyesi Sophocles Sophocleous Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı Sergey Stanishev ve Yenilikçi Sosyalist ve Demokrat Müttefiki Başkanı Hannes Sqoboda’ya birer mektup göndererek tutukluluk ile ilgili bilgi verdi ve işgal bölgesindeki bu eylemleri kınamasını talep etti.

Hadjigeorgiou: AB, Kanatlı’nın tutuklanmasını kınayacak mı?

AKEL’den Avrupa Parlemento Üyesi  Takis Hadjigeorgiou YKP Örgütlenme Sekreteri ve vicdani redçi Murat Kanatlı’nın vicdani sebeplerden dolayı işgal bölgesindeki seferberliğe katılmamasından dolayı askeri ‘mahkeme’ kararı ile 10 günlük hapis cezasına çarptırılması konusunda Avrupa Komisyonu’na bir soru yöneltti. 

Hadjigeorgiou, Avrupa Birliği’nin Murat Kanatlı davası ile ilgili bilgisinin olup olmadığını ve işgal bölgesinde Türk askerine hizmet etmeyi reddetmesinden dolayı tutuklanmasının bir insan hakkı ihlali olmasından dolayı herhangi bir girişimde bulunup bulunmayacağını Komisyon’a sordu.

Hadjigeorgiou, vicdani reddin Avrupa İnsan Hakları Şart’ına göre bir hak olduğunu vurguladı ve alternatif hizmet vermenin mümkün olabileceğinin altını çizdi. Buna rağmen Kanatlı’nın 500 Türk Lirası para cezasını ödemeyi reddettiği için tutuklandığını belirtti.

Kanatlı vicdani reddini 2009 yılında ilan etti ve o zamandan beridir işgal kuvvetlerine hizmet etmeyi reddediyor. Kanatlı barış aktivistidir ve Kıbrıs’ın birleşmesi için uğraşmaktadır. Dolayısıyla ‘Kanatlı askere hizmet ederek ülkenin bölünmesine yardımcı olmak yerine açıkça vicdani red hakkını kullanmayı tercih ettiğini sözlerine ekledi.

Bunların yanında, Kıbrıs’ın güneyinden de destek mesajları gelmeye devam ediyor:

Kıbrıs Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu: Kanatlı’yı Serbest Bırakın! Kıbrıs Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu, üyemiz ve meslektaşımız olan Murat Kanatlı’nın tutuklanmasını ve hapse atılmasını kınar ve derhal serbest bırakılmasını talep eder. Kanatlı’nın vicdani sebeplerden dolayı işgal ordusuna hizmet etmeyi reddetmesi, Kıbrıslı Türk yoldaşlarımızın işgal güçleri tarafından zulüm ve insan haklarından mahkum edilmesine karşı bir duruştur. Kıbrıs Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu bu tutuklama ve hapis cezasını uluslararası topluluğa ve özellikle de Uluslararası ve Avrupa Gazeteciler Federasyonuna bildirecektir. 2003 yılından beridir üyemiz olan Kanatlı demokratik inançları ile tanınmaktadır.

Slovak Elçiliği, Kıbrıs:

Ortak ileti: Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Siyasi Parti liderleri ve temsilcileri Ledra Palas’taki düzenli toplantılarının devamı olarak bir araya geldiler. Politik partiler, siyasi inançları yüzünden hapsedilen meslektaşları Yeni Kıbrıs Partisi Örgütlenme Sekreteri Sayın Murat Kanatlı’ya destek ve dayanışmalarını gönderdiler ve hemen serbest bırakılmasını talep ettiler. Parti lider ve temsilcileri vicdani redde saygı duyulması ve uygulanması gereken bir insan hakkı olduğunu söylediler.

**
Özyiğit: “Vicdani Ret Konusunda Anayasa’nın Arkasına saklanmaktan vazgeçilsin”

01.03.2014 (tak)

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Vicdani Ret Hakkı’nın tanınmasının önünde Anayasa’nın engel olarak gösterilmesinin doğru bir davranış olmadığını belirtti.

Anayasanın 74. maddesinin “(1) Silahlı Kuvvetlerde yurt ödevi, her yurttaşın hakkı ve kutsal ödevidir. (2) Yurt ödevine ilişkin kurallar yasa ile düzenlenir.” şeklinde düzenlendiğini belirten Özyiğit, Başbakan Özkan Yorgancıoğluna düşen görevin, Anayasa’yı öne sürerek baştan retçi bir tavırla sürecin önünü kesmek değil, sorumluluk alarak sürecin ileriye taşınmasına olanak sağlamak olduğunu belirti ve “Sn. Başbakan Vicdani Ret konusunda Anayasa’nın arkasına saklanmaktan vazgeç” çağrısında bulundu.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, yaptığı yazılı açıklama ile son günlerin ana gündem maddesi olan Vicdani Ret konusunu değerlendirdi.

“Süreci tıkamaya yönelik”

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ile bazı CTP milletvekillerinin Anayasa’yı öne sürmesinin sürecin önünü tıkamaya ve sorumluluk almaktan kaçmaya yönelik olduğunu belirten Özyiğit, TDP olarak meclise vicdani ret hakkının tanınmasını içeren askerlikle ilgili yasa önerisi sunduklarını hatırlatarak, başta hükümet olmak üzere, tüm ilgilileri bu yasa tasarısını süratle görüşerek, askerlik konusunda gençlerin önündeki engelleri kaldırmaya davet etti.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Vicdani Ret Hakkını tanıdığını, bunun bir insan hakkı olduğunu belirten Özyiğit, bu konuda gerekli adımların atılmasının artık zaruri olduğunu kaydetti.

Özyiğit, meclis komitesinde görüşülmekte olan 59/2000 sayılı Askerlik Yasası’nda öngördükleri değişikliğin yapılması halinde, bu sorunun giderilerek, vicdani ret hakkının tanınmış olacağını vurguladı.

Kendi inançlarına ters düşmesi nedeniyle seferberliğe gitmeyi reddeden Murat Kanatlı’nın Askeri Mahkeme’de yargılanıp hapse mahkum edilmesi ve elleri kelepçelenerek cezaevine götürülmesinin, Kıbrıs Türk tarihine ‘kara bir leke’ olarak geçeceğini vurgulayan Özyiğit, bu kararın ülkede sivil-demokratik bir düzen olmadığının göstergesi olduğunu yineledi. Özyiğit, Murat Kanatlı’ya verilen tutuklama kararının, sözkonusu TDP’nin yasa önerisinin ivedi olarak ele alınması ve sonuçlandırılmasının önemini daha da artırdığına dikkat çekti.

TDP’nin vicdani ret hakkının tanınmasıyla ilgili önerisinin ardından, gerek Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, gerekse de bazı CTP’li milletvekillerinin Vicdani Ret Hakkı’nın tanınmasının Anayasa’ya aykırı olduğu, dolayısı ile Anayasa’nın değiştirilmesi gerektiği yönünde görüş belirttiklerini kaydeden Özyiğit, bunun icraat yapmamak için üretilen bir bahane olduğunu belirtti. Anayasa öne sürülerek Vicdani Ret hakkının önüne engel koymaya çalışıldığını kaydeden Özyiğit, Başbakan Yorgancıoğluna ‘Anayasa’nın arkasına saklanmaktan vazgeçin’ çağrısında bulundu.

“Başbakan kendini mahkeme yerine koyamaz”

Başbakan Yorgancıoğlu’nun mahkeme görüşü almadan, kendini bu makamların yerine koyamayacağını belirten Özyiğit ayrıca bu konuda Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği kararın da iyi incelenmesi gerektiğini belirterek, bu konuda anayasa mahkemesinin iç hukuk düzenlemelerini işaret etmekte olduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

“Aynı film tekrar vizyonda”

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, yıllar önce ‘polisin sivile bağlanması gerekir’ söylemlerine karşılık Anayasa öne sürülerek ‘Anayasal değişiklik gerekir’ dendiğini, ancak şimdi bunun gerçek olmadığının ortaya çıktığını, aynı durumun şimdi de Vicdani Ret konusunda yaşandığını ve anayasa öne sürülerek sürecin engellenmeye çalışıldığını belirtti.

Anayasanın 74. maddesinin “(1) Silahlı Kuvvetlerde yurt ödevi, her yurttaşın hakkı ve kutsal ödevidir. (2) Yurt ödevine ilişkin kurallar yasa ile düzenlenir.” şeklinde düzenlendiğini anımsatan Özyiğit, “O zaman bedelli askerlik konusu nereden çıktı. 6 bin stg yatıran askerlik yapmaz, demek ki yasa ile düzenleme yapılabilir. Vicdani Ret konusunda da bu yol izlenebilir” dedi.

Özyiğit, Vicdani Ret konusunda Başbakan’ın kesin hüküm içinde olarak baştan karşı çıkmasını ve sürecin önüne daha başından takoz komaya çalışmasını doğru bulmadıklarını, bu konunun detaylı şekilde yorumlanması, baştan kestirip atılmaması gerektiğini ifade etti.

“Anayasa değişmeli…”

Anayasa’nın değiştirilmesi konusunda TDP olarak yıllardır net görüş ve düşünceleri olduğunu, bu konuda görüşlerini geçmişte detaylı olarak meclise de sunduklarını anımsatan Özyiğit, “Mevcut Anayasa tabii ki değiştirilmelidir. Geçici 10. maddenin kaldırılması başta olmak üzere, gerekli değişikliklerin yapılması ve sivilleşme-demokratikleşmenin önü açılmalıdır. Anayasa konusunda karşı çıktığımız tek unsur, 162. maddenin değiştirilmesi, yani halkın referandum hakkının elinden alınmasıdır. Buna kesinlikle karşıyız” dedi.

**

Elcil: “Kanatlı’ya yapılan saldırı, tüm topluma yapılan saldırıdır”

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Şener Elcil, Murat Kanatlı’nın tutuklanması ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tam metni şöyle:

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulan anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve toprak bütünlüğünü korumak gerekçelerinin arkasına saklanıp garantörlük görevini istismar eden Türkiye, Kıbrıslı Türkler’e hapishaneleri layık görmektedir.   

Temel insan haklarını ihlal etmede dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yeralan Türkiye, vicdani red hakkını kullandı diye Yeni Kıbrıs Partisi Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı’yı tutuklatıp, kelepçeleyerek hapse göndermekle insan haklarına ve Kıbrıslı Türkler’e ne kadar saygı duyduğunu bir kez daha göstermiştir.

Güvenlik gerekçe gösterilerek insanları esir etmenin ve yasalar arkasına saklanarak, en temel insan haklarına saygısızlığın en güzel örneğini bir kez daha yaşıyoruz. Kıbrıslı Türkler’i korumak bahanesi ile yaratılan bu rejim Kıbrıslı Türkler’i hapsederek ve göçe zorlayarak gerçek niyetini bir kez daha ortaya koymaktadır. Yabancı bir ordunun mahkemelerinde Kıbrıslı Türkler’i ve sivil vatandaşları yargılamak, dünyadaki en ender “demokrasi” örneklerindendir. KKTC denen Türkiye’nin alt yönetiminden yaratılan bu militarist düzenin tek amacı Kıbrıslı Türkler’i korumak değil, kendi ülkelerinde asimilasyona ve göçe zorlamak olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu yaratılan militarist düzen ile T.C yetkilileri eserleri ile övünmeli ve doğrudan sorumlu olduklarını bilmelidirler.

Bilinmelidir ki Kıbrıslı Türkler’e saygı duymayanlara bizim de saygımız yoktur. Toplumumuza dayatılan bu düzene başkaldırıp, en temel insani hakkını kullanan Murat Kanatlı yalnız değildir. Konu ile ilgili demokrasi, sivilleşme şampiyonu CTP-BG/DP-UG hükümetinin ne gibi tutum takınacağını merakla beklemekteyiz. Dayatılan bu militarist rejimi reddediyor ve Murat Kanatlı’ya yapılan saldırıyı toplumumuza yapılan bir saldırı olarak kabul ediyoruz.

Saygılarımızla.

Şener Elcil

KTÖS

Genel Sekreteri

**

Kuzey Kıbrıs: Askeri Mahkeme vicdani retçiyi mahkum etti.

Protesto mektupları yazmaniz rica olunur.

Kıbrıs /Türk vicdani retçi Murat Kanatlı, 2009 yılında yıllık seferberlik hizmetini red ettigi icin, dün Lefkoşa (Kuzey Kıbrıs) da on günlügüne hapse mahkum edildi. Murat Kanatlı’ya gelecekte başka mahkumiyetlerde verilebilir, çünkü (2009) sonrası yıllarda da vicdani nedenlerden dolayı yıllık seferberlik hizmetini yerine getirmemişti.

“Bu karar ile, Askeri Mahkeme Yargıcı bir vicdani retçi ve insan hakları aktivistine karşı önyargısını doğrulamış oldu,” sözleriyle bugün Rudi Friedrich Uluslararası Vicdani Retçiler Connection e.V. derneği (Almanya) tarafından bir açıklama yaptı. “Ordu kendisini bir yargic olarak görüyor ve adada Kuzey ve Güney Kıbrıs arasında, uzlaşma için çeşitli faaliyetlere karşı hala mevcut askeri çatışma içerisindedir.”

Avrupa Bürosu Yönetim Kurulu (EBCO) Üyesi Murat Kanatlı, savaşın kaynağı o insan olmamak için, 2009 yılında vicdani reddini açıklamıştı. O, savaşa katılmak istemediğini ve bu nedenle bir savaş hazırlığına dahil edilmek istemediğini açıkladı. “Kıbrıs’ta bir savaş çıkarsa, ben hiç bir tarafta yer almak istemiyorum. Bizim düşmanlarımız kim? Dikenli telin diğer tarafında olanlar mı? Her gün Ledra Caddesinde birlikte kahve içtiğimiz arkadaşlarımız, bizim düşmanlarımız mı?“ Bu nedenle, Askeri Mahkeme tarafından 14 Haziran 2011 de Murat Kanatlı’ya karşı bir dava başlatılmıştır. 8 Aralık 2011’de Askeri Mahkeme Murat Kanatlı’nın sunduğu gerekçelere dayanarak, davayı Anayasa Mahkemesine sunma kararı almıştır. Murat Kanatlı, vicdan özgürlüğünün bir insan hakkı olduğunu ve bu nedenle vicdani ret için herhangi bir mahkumiyet olamayacağı gerektiğini savunmuştu.

Anayasa Mahkemesinin, 11 Ekim 2013 tarihli kararına göre, her kim vicdani reddini, askerlik yükümlülüğünü ciddi ve aşılmaz nedenlerden dolayı ya da derin ve gerçek bir dini veya diğer inançların bir sonucu olarak açıklamışsa, bu kişinin vicdani reddi Anayasa’nın 23. maddesi kapsamında vicdan özgürlüğü insan hakkı adı altında İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 9. maddesi tarafından korunma altındadır. Ancak, Anayasa Mahkemesi askerlik mecburiyetinin Anayasaya aykırı olmadığını belirtti. Mahkeme, Yasamanın alternatif bir hizmet için yasa ve yönetmelikleri göz önünde bulundurarak bununla ilgili Anayasanın maddesini kontrol etmek zorunda olduğunu ekledi. Oysa bu Anayasa aynı zamanda, sadece ülkesi için silahlı bir hizmeti yerine getirme hak ve yükümlülüğünü içermektedir.

Anayasa Mahkemesi bunun için 2011 yılında alınan İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin esas kararına başvurmuştur. Ve bu esas kararla vicdani ret ile ilgili yasa değişmiştir. Çünkü bu arada Avrupa Ülkeleri Konseyi bir konsensüs oluşturmuştur. Bu tür çıkışlar bir vicdan meseledir ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 9. maddesinin koruması altındadır. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile vicdan ve din özgürlüğü koruma altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi kararına göre, bu dava tekrardan askeri mahkemede görüşülmüştür. Mahkemenin dünkü kararıyla İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin esas kararı hiçe sayılmaktadır. Buna karşılık, silahli hizmeti öngören ülkenin anayasa hükümlerini esas almıştır. Bu anayasa da da vicdani red hakkı yoktur.

Buna ek olarak, askeri mahkeme şu açıklamayı yapmıştır: “Eğer karar İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi düzenlemesine uygun olarak verilmiş olsaydı, Murat Kanatlı’nın vicdani reddinin İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 9. maddesinin güvencesi altında olmadığını, aksine Murat Kanatlı’nın vicdani reddi siyasidir“ açıklamasını yapmıştır.. Ayrıca, Kıbrıs bir çatışma durumunda olduğunu ve bu nedenle demokratik bir toplumda kamu güvenliğinin yararına gerekli kısıtlamaların içinde yer aldığını bildirilmiştir.

Böylece verilen yargı, alternatif hizmet öngörmedeği için, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi gereksinimlerine uygun. “Bu yorumuyla,” Rudi Friedrich bugün “Askeri Mahkeme fiilen hakim politikaya muhalefet sağlamakta, bundan ortaya cikan vicdani kararları ceza altına almaktadır. Böylece Kuzey Kıbrıs diğer vicdani retçilere yönelik bir tehdit olarak anlaşılmalıdır. ” demiştir.

Murat Kanatlı, dün 500 Türk Lirası (165 €) ödemeye mahkum edildi. Murat Kanatli bu para cezasını ödemek istemediği için hapishaneye transfer edildi. Murat Kanatlı başka mahkumiyetlerle de tehdit edilebilir. Çünkü o sonraki yıllarda da Kuzey Kıbrıs’ın yıllık askeri seferberlik görevine vicdan gerekçesiyle itiraz etmiştir. “Murat Kanatlı derhal serbest bırakılmalıdır ve tüm beklemede olan ona karşı verilecek mahkumiyetler ortadan kaldırılmalıdır“ sözleriyle Connection derneğinden Rudi Friedrich ” Kıbrıs’ta Vicdani Ret İnisiyatifi’ni uluslararası topluma Türk ve Türk yetkililere mektup yoluyla protesto için çağrıda bulunmaktadir. Protesto mektupları elektronik posta yoluyla bu adresten gönderilebilir: http://www.wri-irg.org/node/22926.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaskanlığına: Abdullah Gül, Fax +90-312-4271330, eMail: [email protected] ( KKTC) Türk/Kıbrıs Hükümeti: Derviş Eroğlu, Fax +90 392 227 22 52, eMail: [email protected]

Connection Derneğinin 26 şubat 2014 tarihli basın açıklaması

Almanca’dan çeviri : S. B.

**

Sevim Dağdelen
Almanya Federal Meclisi Üyesi
Platz der Republik 1, 11011 Berlin
[email protected]ndestag.de

BASIN AÇIKLAMASI
Militarizm karşıtı Murat Kanatlı ile dayanışma
SOL PARTİ Federal Meclis Grubu Uluslararası İlişkiler Sözcüsü Sevim Dağdelen, Murat Kanatlı’nın dün Lefkoşa Askeri Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş olması vesilesiyle yaptığı açıklamada, “Kıbrıslı Türk gazeteci Murat Kanatlı’nın on gün hapis cezasına çarptırılmış olması bir skandaldır. Ona isnat edilen ‘suç’, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir bölümünü işgal etmiş güç konumundaki Türk ordusunda savaş hizmeti vermeyi vicdani retçi olarak kabul etmemesidir. Murat Kanatlı ve onun birleşik bir Kıbrıs uğrunda verdiği militarizm karşıtı çabalarıyla dayanışma içinde olduğumu ifade ediyorum” dedi. Dağdelen açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Murat Kanatlı, vicdani retçi olarak savaş hizmetlerine katılmayı ve 500 Türk Lirası (165 €) ödemeyi reddettiği için hapis cezasına çarptırıldı. Askeri mahkemenin bu kararıyla, vicdani retçilik ve Kıbrıs’taki Türk işgaline karşı verilen çabalar kriminalize edilmek istenmektedir. Bundan dolayı, Avrupa Vicdani Retçiler Bürosu Yönetim Kurulu (EBCO) üyesi olan Murat Kanatlı şahsında, ibreti alem niteliğinde bir mesaj verilmektedir. Kanatlı, henüz 2009 yılında vicdani nedenlerle askerlik yapmayı reddettiğini açıklamıştır ve o günden bu yana Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türk işgali altındaki bölümünde her yıl yapılan zorunlu seferberliğe katılmayı reddetmektedir. Murat Kanatlı, vicdani
nedenlerle Kıbrıs topraklarında kan akıtmayı hedefleyen bu hazırlıklara destek sunmak, ayrıca kendisini Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı izlediği saldırgan dış politikanın maşası haline getirtmek durumunda değildir ve bunu istememektedir.
Türk işgal makamlarından, Murat Kanatlı ve bütün diğer vicdani retçilere karşı verilen mahkumiyet kararlarını iptal etmesini talep ediyorum. Bu kararlar, Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’nun 9. maddesi ile Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 18. maddesini ihlal etmektedir. Askerlik hizmetini vicdani ret hakkı, bir insan hakkı olarak tanınmak zorundadır.”
Berlin, 28 Şubat 2014

**

ΦΩΝΗ ΚΥΠΡΙΩΝ – KIBRISLILARIN SESİ – CYPRIOTS’ VOICE

Basın Bildirisi

İki toplumlu Kıbrıslıların Sesi Platformu’nun aktif bir üyesi olan Murat Kanatlı, askeri seferberlik hizmetine ideolojisi gereği vicdani ret nedeniyle katılmadığı gerekçesi ile 10 gün hapse mahkum edildi.

YKP Genel Sekreteri olan Murat Kanatlı, ülkemizin birleştirilmesi için iki toplumlu faaliyetleri teşvik eden ve 2009 yılından itibaren inanç özgürlüğü bağlamındaki uluslararası hukuk temelinde, ideolojik inançları nedeniyle askeri seferberliğe katılmayı reddetmektedir. Askeri hizmetlere katılmaya karşı vicdani ret hakkı Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’nda yer almaktadır.

Kıbrıslıların Sesi, Murat ile dayanışmasını ifade eder ve Murat Kanatlı’ nın derhal serbest bırakılması ve uluslararası hukukun gereği olarak askeri hizmetlere katılmayı reddetme hakkını tanıyıp uygulamaları için Türkiye ve Kıbrıslı Türk yönetimlerine çağrıda bulunur.

ΦΩΝΗ ΚΥΠΡΙΩΝ – KIBRISLILARIN SESİ – CYPRIOTS’ VOICE

**

Mağusa İnisiyatifi: “Murat Kanatlı davasında varılan hükmü kabul etmiyoruz”

Mağusa İnisiyatifi, kurulduğu günden itibaren Evrensel İnsan Hakları İlkeleri’nin milliyet, ırk ve cinsiyet ayırmaksızın uygulanmasını savunur ve gerek Kıbrıs Sorunu gerekse Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleşen gelişmeleri de bu bağlamda değerlendirmeye özen gösterir.   

Mağusa İnisiyatifi olarak, 25 Şubat 2014 tarihinde askeri mahkeme tarafından vicdani red talebine ilişkin davada suçlu bulunan Murat Kanatlı davasında varılan hükmü kabul etmiyoruz. Bahsi geçen kararın, daha önce Vicdan-i Red İnisiyatifi ve Murat Kanatlı’nın savunmasında ortaya konulduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesi kapsamında yeniden görüşülmesi gerektiğini ve uluslararası hukuka uygun bir biçimde karar üretilmesi gerektiğini yeniden vurgularız. Buna paralel olarak, vicdani retçiler için, vicdani red sebeplerine uygun, askeri olmayan, kamusal yarar sağlayacak olan ve cezalandırıcı olmayan alternatif sivil hizmet seçeneklerinin en kısa zamanda sunulması gerektiğinin önemini bir kez daha bildiririz.

Mağusa İnisiyatifi olarak, toplumlar arası görüşmelerin yeniden başlamasıyla ortaya çıkan çözüm sürecini, toplumların birbirlerine olan güvenin yeniden tesis edilmesine yönelik bir araç olarak görüyoruz. Genelde adadaki asker varlığı, özelde ise askerlik hizmeti ile ilgili yapılacak olan düzenlemelerin toplumlar arası güven yaratıcı önlem niteliğine sahip olduğunu hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Mağusa İnisiyatifi olarak, gelecekte İki Toplumlu Birleşik Kıbrıs Federasyonu’nun oluşturulması vizyonuyla hareket eden tüm örgüt, parti ve yurttaşların Murat Kanatlı davası sonucundaki adaletsizliğe karşı durmaları konusunda çağrı yapıyoruz. Buna ek olarak, Kıbrıs’ta güven ortamının tesis edilmesi için tüm yetkili kurumları kalıcı barışa yönelik karar üretmeye davet ediyoruz.

Mağusa İnisiyatifi

Mertkan Hamit

**
Güç-Sen, Kanatlı’nın serbest bırakılmasını talep etti

Gümrük Çalışanları Sendikası(Güç-Sen) Murat Kanatlı’ya hapis cezası verilmesinin “militarist ve antidemokratik” olduğunu savundu.

Güç-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada “Güç-Sen olarak bu militarist ve antidemokratik tavrı şiddetle kınıyoruz. Murat Kanatlı’nın antidemokratik ve militarist düzene karşı verdiği mücadeleyi destekliyoruz” denildi.

Cezanın Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla müzakerelerin yeniden başladığı bir dönemde verilmesinin de “manidar” olduğu ileri sürülen açıklamada, bazı kesimlerin çözümü engellemeye çalışacağı uyarısında da bulunuldu.

Murat Kanatlı’nın mücadelesini sahiplenmek gerektiği savunulan açıklamada Kanatlı’nın serbest bırakılması da talep edildi. (TAK)

**

Murat Kanatlı’ya Rum siyasi partilerden destek

Rum siyasi partileri, vicdani ret hakkı kullanarak, 2009 yılından beri seferberliğe katılmaması nedeniyle mahkûm edilen Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Yürütme Kurulu Örgütlenme Sekreteri Murat Kanatlı’ya destek veren açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Güney Kıbrıs’taki muhalefet partisi AKEL ve EDON Gençlik Örgütünün ardından, EDEK, Ekologlar ve Çevreciler Hareketi aynı zamanda Birleşik Demokratların da Kanatlı’nın mahkûm edilmesini kınadıklarını yazan Politis gazetesi, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasi partilerin dün Ledra Palace’ta gerçekleştirilen aylık toplantısında, AKEL sözcüsü Hristos Hristofidis’in, Kanatlı’nın toplantıda yer almamasına özel atıfta bulunarak, derhal serbest bırakılması çağrısı yaptığını iletti.  Gazete, bu çağrının, partilerin Slovakya Büyükelçisi tarafından okunan ortak açıklamasında tekrarlandığını da belirtti.

EDEK partisi, yaptığı açıklamada, Kanatlı’nın eylemini övgüye layık bir eylem olarak nitelendirirken, Ekologlar Türk Ordusunun adadan ayrılmasını istedi; Birleşik Demokratlar ise Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin zamanı olduğuna atıfta bulundu.

AKEL milletvekillerinden Takis Hacıyeorgiyu ile EDEK milletvekillerinden Sofoklis Sofokleus’un ise konuyu AB’ye taşıdıklarını ve Avrupa Komisyonu’na konu hakkında yazılı önergeler sunduklarını ifade eden gazete, Hacıyeorgiyu’nun, AB’nin bu olayı kınama niyeti olup olmadığını sorduğunu, Sofokleus’un ise, “2011 yılında bir Türk askerinin, KKTC’deki askeri cezaevinde trajik işkence ile öldürüldüğünü” savunduğunu ekledi. (TAK)

**

Tabiplerden Kanatlı’ya destek

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Kıbrıs Türk Tabipleri Odası, Murat Kanatlı’nın “vicdani ret” hakkını kullanmak istemesi nedeniyle ceza almasının; hukuk devleti olma yolunda yasaların çağ dışı kaldığının göstergesi olduğunu savundu. Son günlerde ülke gündemini yoğun bir şekilde meşgul eden vicdani ret konusunda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Kıbrıs Türk Tabipleri Odası yazılı açıklama yaptı.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Kıbrıs Türk Tabipleri Odası ortak açıklamasında, vicdani ret hakkının Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edildiği vurgulanarak, “Biz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve hekimler olarak insanı ve barışı her zaman merkeze koyan bir meslek grubuyuz. ‘Vicdani reddi tanımamak bir insan hakları ihlalidir ve bunu onaylamamız mümkün değildir” denildi. Açıklamada, vicdani ret konusunun bir an önce gündeme alınarak gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının zorunluluk olduğu kaydedildi.

 

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org