Ben Yunus Tepe vicdani nedenlerle askerlik yapmayı reddediyorum.
Bu karar ani verilmiş bir karar değildir. Yıllar boyunca yaşadığım olaylar, edindiğim düşünceler ve vicdanımın bana söyledikleri sonucunda bu noktaya geldim. Ben hiçbir insanı öldürmeyi, öldürmeye hazırlanmayı ya da bunun eğitimini almayı vicdanımla bağdaştıramıyorum. Bir insanın hayatı üzerinde silah kullanma ihtimalini bile kabul edemiyorum.
Çocukluğumdan itibaren şiddetin insanlar üzerinde bıraktığı etkileri gördüm ve yaşadım. Bu deneyimler, zamanla savaşın ve silahlı çatışmaların hiçbir sorunu çözmediğine dair inancımı güçlendirdi. Ben, sorunların diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğine inanıyorum.
Üniversite yıllarında ve özellikle 2020 yılından itibaren bu konu üzerine daha fazla düşündüm. Pandemi döneminde kendi değerlerimi sorgulama fırsatı buldum ve vicdani ret kararım kesinleşti. O tarihten beri askerlik yapmanın benim vicdani ve ahlaki değerlerimle bağdaşmadığına inanıyorum.
Benim için vicdani ret yalnızca askerlikten kaçınmak değildir. Bu, yaşam felsefemin bir parçasıdır. Hiçbir koşulda silah taşımak, askeri hiyerarşinin içinde yer almak veya bir insanı öldürmeye yönelik eğitim almak istemiyorum. Bu kararım herhangi bir siyasi çıkar veya kişisel menfaat nedeniyle verilmiş değildir. Bu, tamamen vicdanımın ve ahlaki değerlerimin bir sonucudur.
Askerlik yapmaya zorlanmam, kendi vicdanıma aykırı davranmaya zorlanmam anlamına gelir. Bu nedenle zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmeyi kabul etmiyorum. İnançlarıma ve vicdanıma sadık kalabilmek için vicdani ret hakkımı kullanıyorum.
Ben, yaşam hakkına saygı duyan, şiddeti reddeden ve barış içinde yaşamanın herkes için en doğru yol olduğuna inanan bir insanım. Bu nedenle vicdani ret kararım nettir ve değişmeyecektir.


