Yeni Soğuk Savaş mı? – M. Sinan Birdal
Bugünkü çatışma Soğuk Savaş’a nazaran nükleer ve etkili konvansiyonel güçler arasında savaş riskini giderek arttırmaktadır.
Bugünkü çatışma Soğuk Savaş’a nazaran nükleer ve etkili konvansiyonel güçler arasında savaş riskini giderek arttırmaktadır.
Ordunun tarihsel olarak “düzen kurucu/koruyucu” işlevi Türkiye’deki darbe tarihini (ve son darbe girişimini anlamakta) önemli bir faktör olsa da kanımca ne yeterli ne de gerekli koşul.
Bunun nedeni, askeri emisyonların ve orduların enerji kullanımına ilişkin verilerin ulusal güvenliğe zarar verebileceği gerekçesiyle 1997 Kyoto Protokolü ve 2015 Paris Anlaşması’ndan muaf tutulmuş olması.
‘yeniden sanayileşme yarışı’ başlıyor. Bu yarışın ‘itici gücünü, hidrokarbon enerji sisteminden çıkış, küreselleşmeden geri dönüş ve yeniden militarizm oluşturuyor’”.
Astana görüşmelerinin 20. toplantısı 20-21 Haziran tarihlerinde Kazakistan’da yapıldı. Toplantılara damgasını vuran iki konu vardı; Suriye Kürtleri ve Ankara-Şam normalleşme yol haritası.
Silahlanmada en büyük harcamayı yapan ülkeler Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa. Ancak GSMH’lerine oranla askeri harcamalara en çok pay ayıranlar Yunanistan, Polonya, Baltık ülkeleri, Hırvatistan ve Slovakya.
Daha az askeri gücün ulusal çıkara daha fazla hizmet edebileceğini iddia eden isimlerden bir başkası eski Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger.
Nükleer Silahların Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Kampanya (kısaca ICAN) zirveye katılan yedi devletten somut beklentilerini içeren bir basın duyurusu yaptı.
Askeri harcamalarda en büyük artış oranı yüzde 13 ile Avrupa’da görüldü. Ancak Avrupa devletleri silahlansa da bu silahları sınırlar arasında hızlı hareket ettiremiyorlar. Bu durum AB’nin güvenlik ve savunmasının komuta merkezini yine NATO’ya devrediyor.
HDP Onursal Başkanı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Onursal Üyesi Ertuğrul Kürkçü: “Bu taşı yola döşemekten herhangi bir antifaşist, demokrat, Kürt, nasıl imtina edebilir. “