Gayrinizami harp ilahiyatı – Cengiz Erdinç
Bir zamanlar vatan için kurşun atanlardan dem vuran gayrinizami harp ilahiyatı artık “Fetö borsası”, “çökmek”, “koparmak” gibi çok daha çıplak ve gerçek kavramlarla anılıyor.
Bir zamanlar vatan için kurşun atanlardan dem vuran gayrinizami harp ilahiyatı artık “Fetö borsası”, “çökmek”, “koparmak” gibi çok daha çıplak ve gerçek kavramlarla anılıyor.
“Nükleer silahlı rakiplere karşı geniş bir coğrafyada savaşa hazırlandığını” kayıt altına alan NATO’nun en büyük ordularından birinin komutanı, durumu 1937’ye benzeterek hazırlanmak için 2 yılımız olduğunu ima etti
Barışı, devletlere rağmen halkların barışçı umutlarını değil, orduları, silahları “ötekiler”e karşı takviye ve tahkim etmeye hevesli bir “Batı demokrasileri” oyununda “başrol” kapıldı diye sevinç içinde Ankara.
Savaşın cephe dışına taşan olumsuz etkileri –yüksek enflasyon, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, tedarik sorunları, Rusya’ya uygulanan yaptırımların ve Ukrayna’ya verilen desteğin maliyeti- kamuoylarına hesap verme sorumluluğu bulunan Batılı ülkelerde siyaset sahnesini ısındırıyor.
Bu tür filmler militarizmin pazarlanmasına yarıyor. Bu nedenle militarizme uygun türde savaş filmi çekmek isteyenler Pentagon’a başvuruyorlar. İş gayet ciddi olduğu için yazılı sözleşme yapılıyor.
ABD’de yaşanan kazalar, ölümler ve katliamlar gösteriyor ki, silahlar çocuklara kaçınılmaz olarak ölüm getiriyor. Tek çözüm, toplumun tümüyle silahlardan arındırılmasıdır.
Ukrayna’ya Javelin, NLAW ve Stinger gibi hem pahalı hem de yüksek işlevli silahlar akarken dünya silah teslimatının güvenliğini sorgulamamıştı.
Erdoğan rejiminin, nispeten elverişli nesnel uluslararası koşulları, iç tüketim için yeni ve askeri maksatları meçhul uluslararası harekatlar için istismar etmesi olasılığı çok yüksek.
İlk programlarında NATO’ya, silahlanmaya, nükleer füzelere karşı çıkan, silah sanayiinin barışçıl üretime dönüştürülmesini ve tüm Avrupa’nın silahlar ve ordulardan arındırılmış bölge hâline gelmesini savunan Yeşiller, Alman tekelci burjuvazisinin en saldırgan fraksiyonlarının siyasi temsilciliğini üstlenmiş durumdalar.
Tam 70 yıldır bu ittifakın Türkiye’ye özgürlük ve demokrasi değil, sadece ABD’ye ekonomik, askeri ve ideolojik bağımlılık getirdiğinin, dahası 10’ar yıl arayla üç askeri darbe yaptırdığının tanığıyım.