Ak Partili Yazar Darbe Girişimini 3 Ay Önceden Yazmış – Mehmet Göcekli
Türkiye Gazetesi’nin yazarı olan Fuat Uğur, darbeden 3 ay önce yazdığı bir yazıda 15 Temmuz darbe girişiminde olacakları neredeyse birebir anlatmış.
Türkiye Gazetesi’nin yazarı olan Fuat Uğur, darbeden 3 ay önce yazdığı bir yazıda 15 Temmuz darbe girişiminde olacakları neredeyse birebir anlatmış.
Eğer gerçek kötülüğün kaynaklandığı asıl sebepleri ve prensipleri incelemeye çalışırsak, hiçbir şey bulamayız. Bulduğumuz şey vasatlık, ileriyi hesaba katmayan bir takım pragmatik kaygılar ve gayet anlaşılabilir niyetler olur.
Doğu Avrupa’daki NATO temelli asker konuşlandırmaları bizi yeni bir Soğuk Savaş’a mı yoksa yeni sıcak çatışmalara doğru mu götürüyor. Neler oluyor, yeni bir “Apocalypse Now” dehşeti/filmi mi var “pek yakında” kapımızda; NATO’nun da baş rolünü üstlendiği?
Üniformanın yetkisine ve etkisine saygılı, her an ‘suçsuz’ olduğunu ispat etmeye hazır ve gönüllü. Bunun neredeyse istisnası kalmadı artık. Çünkü bizler savaş insanlarıyız.
Bir halkın başına gelenleri söylediği, üstelik halkına ne kadar da zulüm görmüş olsa başka bir halkla düşmanlık etmemesini ısrarla vurguladığı için katledildi Hrant.
Ordunun politik işlevine gelince, soru şudur: Sırtında askeri bir imparatorluk ve askeri bir cumhuriyet geleneğini taşıyan, kendisine siyaseti denetleyici bir rol veren silahlı kuvvetlerin bu işlevi, 15 Temmuz sonrası durumla ve alınan önlemlerle tarihe mi gömüldü?
Sosyal psikoloji bize öğretir: Dünyayı değiştirenler, ısrarlı ve tutarlı azınlıklardır, “makul ve makbul çoğunluklar” değil. Herkes meşrebince bakacak, itiraz edecek.
Savaş zamanı “büyük resmi” görmek isteyenlerin cephedeki bir fotoğrafa bir kaç kez “close-up” yaparak bakması işe yaramaz, tam tersini yapması ve barış zamanından başlayarak o fotoğraftaki silahın üretilişinden size döndüğü (!) ana kadar geçen süreci politik bağlamı ve bütünselliği içinde kavramaya çalışması gerekir.
Güney Koreli yazar ve kültür kuramcısı Byung-Chul Han, “Şiddetin Topolojisi” kitabında Hegel’den alıntıyla, “insanlar devletin şiddet sayesinde ayakta kaldığını düşünür, oysa asıl harç herkesin paylaştığı temel düzen duygusudur” diyor.
AKP, 15 Temmuz’daki ‘kontrollü’ darbenin öncesiyle sonrasıyla karanlıkta kalmasını istiyor. Bu yüzden TBMM’de kurulan Darbe Araştırma Komisyonu’nu çalıştırmadılar. Darbeye ilişkin hiçbir sorunun yanıtlanmasına izin vermediler.