bugün beştepe’de bir masa kurulu. etrafında devlet ve hükümet başkanları, savunma bakanları, silah tekellerinin patronları oturuyor. adına “zirve” diyorlar, adına “ittifak” diyorlar, adına “güvenlik” diyorlar.
nato bir güvenlik örgütü değil, sermayenin silahlı ve kanla beslenen kanadıdır. savunma bütçesi dedikleri şey, emekçinin cebinden çekilip silah tekellerine akıtılan paradır. her ihale bir hissedara temettü, her savaş bir bilanço kalemidir. devlet ve sermaye burada aynı masada, aynı çıkarda, aynı suçta ortaktır. aralarında sınır yoktur, biri diğerinin silahıdır.
aynı gün, aynı devlet, aynı sınıfsal aklın ürünü olarak mehmet erkin ekren’i tutukladı. suçu neymiş? nato üyesi bu devletin ordusuna asker olmayı, ölmeyi ve öldürmeyi reddetmek.
silah lobisi külliyede ağırlanırken, öldürmeyi reddeden bir insan parmaklıklar ardında. bu bir çelişki değil, devletin ne olduğunun en çıplak hâlidir: kimin kârına ortak olmayı reddettiğini asla affetmez.
biz, üniformayı, ihaleyi, savunma bütçesini reddediyoruz; çünkü hiçbirimiz kimsenin kârı için ölmeyeceğiz, kimsenin kârı için öldürmeyeceğiz, kimsenin askeri olmayacağız.
onlar zirve yapsın, biz dayanışırız. onlar mühimmat konuşsun, biz erkin’in serbest bırakılmasını haykırırız.
devletin ve sermayenin dili tek: itaat et ya da öde. bizim cevabımız da tek: vicdani retçiyiz, size asla teslim olmayacağız.
mehmet erkin ekren’e özgürlük.
ölmeyi ve öldürmeyi reddetmek suç değildir.
#vicdanirethaktır
Kaynak: Şendoğan Yazıcı


