Militarizm: Yaşama, Doğaya Ve Kadına Kurulan Kuşatma – Tazegül Kamiloğlu
Militarizm; erkeği “savaşçı” kimliğine hapsederken, kadını ve çocuğu bu şiddet sarmalının görünmez kurbanı ve hayatı yeniden kuran asıl öznesi haline getirir.
Militarizm; erkeği “savaşçı” kimliğine hapsederken, kadını ve çocuğu bu şiddet sarmalının görünmez kurbanı ve hayatı yeniden kuran asıl öznesi haline getirir.
Askerlerin haklarını savunan Vicdan ve Savaş Merkezi (Center on Conscience and War) verilerine göre, geçmiş yıllarda yıllık ortalama 50 ila 80 asker tarafından başvurulan vicdani ret yardım hattına 2026 Mart ayı itibarıyla yalnızca üç haftada 500’den fazla başvuru yapıldı.
Hafta başında Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) dörder yıllık dilimler halindeki kıyaslamalar üzerinden yayımladığı “Uluslararası silah transferlerindeki eğilimler” başlıklı rapor, en fazla silah satanların, savaş koşullarını olgunlaştıranlar olduğunu çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
HRW (İnsan Hakları İzleme Örgütü), İsrail’in 3 Mart’ta Lübnan’ın güneyindeki Yohmor kasabasına düzenlediği saldırıda beyaz fosfor mühimmatı kullandığını açıkladı. Örgüt, saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti
ABD’nin 660 milyon dolarlık silah anlaşması kapsamında, bir Türk savunma şirketine ait Teksas’taki bir fabrikada üretilen 20.000’den fazla MK-80 bombası İsrail’e tedarik edilecek. Bu alışılmadık ayrıntı, Trump yönetiminin Kongre’yi bir kez daha devre dışı bırakmasıyla birlikte Dışişleri Bakanlığı belgelerinde ortaya çıktı.
Türkiye’nin kendisine dönük bir saldırıyı defetmek için öz savunma hedefi dışında bir “saldırı savaşı”na girmesi yasaktır. Bu nedenle ABD ve İsrail’in tutumuna karşı çıkmak siyasi bir takdir meselesi değil, anayasal bir zorunluluktur, diyebiliriz
Bugün yapılması gereken açık ve acildir: savaş sona ermeli, bombardımanlar durdurulmalı, siviller korunmalı, uluslararası hukuka uyulmalı ve tüm taraflar yıkım yerine diyaloğa bağlı kalmalıdır. Barış sadece İran halkı için değil, bölgedeki tüm halklar için sağlanmalıdır.
Vicdani Ret İzleme zorunlu askerlik yükümlülüğü altındaki kişilerin mevcut durumlarını, karşı karşıya kaldıkları insan hakları ihlallerini ve haklarında yürütülen idari ve yargısal süreçleri düzenli olarak izleyip raporluyor. Aynı zamanda vicdani ret hakkına ilişkin ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip ederek bu alandaki savunuculuğun güçlendirilmesini hedefliyor.
Herhangi bir “disiplin” gerekçesiyle ve özellikle de açıkça cezalandırıcı ve ayrımcı bir alternatif sivil hizmetin sürdürülememesi nedeniyle vicdani retçi statüsünün iptal edilmesi, Yunanistan’ın onayladığı uluslararası anlaşmaların (örneğin ICCPR, AİHM) ihlali anlamına gelir.
Karar metninde Türkiye’de insan hakları ihlalleri ve muhaliflere yönelik baskılar ayrıntılı biçimde aktarılırken, Yaylalı’nın geçmişte hapis ve işkence gördüğü de kabul edildi. Buna rağmen başvuru reddedildi.