Mert Doğan

Derneğimize gönderdiği eposta ile vicdani reddini açıkladı.

Ben Mert Doğan,

Bir Kürt ve LGBTI+ bireyi olarak vicdani reddimi açıklıyorum.

Askerlik denen şey, cinsiyetçilikten ve ırkçılıktan besleniyor. Orduların da şekillendiği modern zamanlardan itibaren şekillenen cinsiyetlik ve ırkçılık faşist sistemlerin temellerini oluşturmuştur.

Dünyanın her yerinde erkek egemen/militer sistemin hizmetinde olan ordulara itiraz etmek, içinde yer almamak insani bir duruştur. Bende böylesi bir duruşun sahibi olarak bu sistemden kaynaklı bütün ayrımcılık yöntemlerini ve de araçlarını reddediyorum.

Askerlikten beslenen erkek egmen/militer sistemler bütün insanlık için, doğa ve hayvanlar için sömürüden başka hiçbir şey olmamıştır. Devletlerin erkek şeflerinin ırkçı hezeyanları arasında savaş alanlarına sürülen ve öldürüldükten sonra bir bayrak altında ailelerine teslim edilenler yoksul halkların çocuklarıdır.

Bende bütün bu savaş ve şiddet ikliminin içine doğdum. On dokuz yaşındayım. Doğduğum ve yaşadığım ülkede barış kelimesi, adalet ve eşitlik kelimeleri yasak. Özgürlük talep etmek yasak. Bütün bunları bir araya getirdiğinde sen devlet nezdinde en tehlikeli insan oluyorsun. Zira bu sistem, askerlik başta olmak üzere, bütün eğitim hayatının ve de sosyal yaşamın içinde sana durmadan ve durmadan ‘tek millet’, ‘tek dil’, ‘tek vatan’ hamasetleri üzerinden sürekli ırkçılığı enjekte ediyor.

Mardin’de eşcinsel, İstanbul’da trans, İzmir’de devrimci Kürt kadını olduğumuz için öldürülüyoruz. Bütün bu ölümlere sebep olan nefretin sorumlusu devletin ta kendisidir. Türk, sunni, erkek olmadığımız için yakılıyoruz, rencide ediliyoruz, cesetlerimiz yol kenarlarına atılıyor.

Ben de bu nefret toplumunun bir parçası olmamak, doğaya, yaşama, hayvanlara dost, onlar ile birlikte özgür hayata olan özgürlük ideallerime yabancılaşmamak için Türkiye Cumhuriyeti’nin bana zorunlu kıldığı askerlik sistemini reddediyor, vicdani reddimi açıklıyorum.

Mert Doğan – Fransa

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org