Ulaş Sabahattin Çelik

2013 09 Kasım-Ulaş Sabahattin Çelik (VR-DER’in İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde düzenlediği basın toplantısında vicdani reddini açıkladı)   “Hak, hukuk ve adalet anlayışını dar bir kalıba sokan, mevcut özgürlük anlayışının ötesini hayal ettiğinde yetersiz aklın çözümsüzlüğüne sığınan bir korkaklıktır, militarizm. Korkuları yüzünden hassasiyetleri ezip geçen, ezip geçerken tepki olarak ortaya çıkan her şeyi terörizm diye yaftalayan

2013 09 Kasım-Ulaş Sabahattin Çelik (VR-DER’in İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde düzenlediği basın toplantısında vicdani reddini açıkladı)

 

“Hak, hukuk ve adalet anlayışını dar bir kalıba sokan, mevcut özgürlük anlayışının ötesini hayal ettiğinde yetersiz aklın çözümsüzlüğüne sığınan bir korkaklıktır, militarizm. Korkuları yüzünden hassasiyetleri ezip geçen, ezip geçerken tepki olarak ortaya çıkan her şeyi terörizm diye yaftalayan militarizme kendi irademle karşı koyuyorum… Militarizm, tekniğin egemen olduğu, aklın araçsallaştırıldığı, insanların tek biçimli bir aynılaştırılmaya uğratıldığı, dolayısıyla insanların eylemlerinin kendi düşünme yetileriyle değil, bir düzen mantığının kural koyuculuğuyla belirlendiği bir yaşam biçimini düzenlemedir. Bu düzenleme şiddet, zor, baskı, manipülasyon ve tahakküm aracılığıyla gerçekleşir. Militarizmin en sahte yüzü; insan topluluğunu güç ve zor altında bir arada tutarak, zoru da, güvenlik ve barış adına yapıyormuş gibi göstermesidir. Tıpkı TC devletinin barış havasında (meşru bir zeminde) Kürdistan’da inşa ettiği ”kalekol”lar gibi…

İnsanlık onurunun ve Kürdistan doğasının modern katili olmayı hedefleyen kalekol yapımına dur demek için vicdanımın sesini dinliyorum. Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Medeni Yıldırım ve daha nice Kürdistanlı çocuğu katleden ve buna karşı adilce bir vicdani sorumluluk üstlenmeyen bu hiyerarşik düzenin ordusuna asker olmayı ahlaki bulmuyorum.. Ve kendi vicdani sorumluluğumun sınırlarını aşarak dünyanın neresinde olursa olsun, büyük ekonomik çıkarlara hizmet eden bu tarzdaki otoritelere karşı vicdani retçi olmayı daha ahlaki buluyorum. Bir diğer önemli nokta ise kadın bedeni üzerindeki hakimiyetin ”er” bireylerini yetiştiren ve LGBT bireylerinin kişilik hakları karşısında çaresiz kalan orduya asker olmayı ahlaki bulmuyorum … En önemlisi de, anadilde eğitim haklarıma hayatım boyunca saygısızlık eden bu devletin askerliğini reddettiğimi beyan ediyorum…”

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org