Askeri mahkeme, dayak yiyen, dalağı patlayan eri 5400 TL mahkeme masrafı ödemeye mahkum etti

İstanbul Kasımpaşa Askeri Hastanesi Emniyet Hizmet Bölük Komutanlığı’nda askerlik görevini yapan er Sinan Işık’ın babası Emirhan Işık, 7 Mart 2012’de savcılığa başvurarak, Kürt olması nedeniyle oğlunun Onbaşı İ.H.D. tarafından bir elinden kalorifer peteğine kelepçelenerek dövüldüğü ve bunun üç kez tekrarlandığını ileri sürdü

Kışlada kelepçeli dayak, sadece ‘şaka’ymış!

10/01/2015 08:29
İstanbul’da askerlik yaparken arkadaşları tarafından bir kolundan kalorifer peteğine kelepçelenerek dövüldüğünü iddia eden er Sinan Işık için, Askeri Savcılık, olayın ‘şaka’ olduğuna karar verdi.

Haber: İSMAİL SAYMAZ – [email protected]
RADİKAL – İstanbul ’da, iki yıl önce askerlik görevini yaparken dalağı alınan er Sinan Işık, arkadaşları tarafından bir kolundan kalorifer peteğine kelepçelenerek dövüldüğünü iddia etti. Askeri Savcılık, er Işık’ın ve arkadaşlarının er gazinosunda, “birbirlerine kelepçe takarak ‘tek hamlede çıkarma’ şeklinde görsel eylem yaptıklarını ve kelepçe kullanarak birbirlerine şaka yaptıklarını” savundu ve dalağın, bu “şakadan” ötürü değil, 25 gün sonra eğitim sırasında patladığını ileri sürerek, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verdi. Er Işık, tazminat davasını da aynı gerekçeyle kaybedince 5 bin 400 TL mahkeme masrafı ödemeye mahkum edildi. Kararda, er Işık’ın eğitim sırasında dalağının patlamış olduğu savunulduğu halde, bu yönde hiçbir işlem yapılmadı.

İstanbul Kasımpaşa Askeri Hastanesi Emniyet Hizmet Bölük Komutanlığı’nda askerlik görevini yapan er Sinan Işık’ın babası Emirhan Işık, 7 Mart 2012’de savcılığa başvurarak, Kürt olması nedeniyle oğlunun Onbaşı İ.H.D. tarafından bir elinden kalorifer peteğine kelepçelenerek dövüldüğü ve bunun üç kez tekrarlandığını ileri sürdü. Baba Işık, yediği dayak sonucunda oğlunun dalağının patladığını ve ameliyatla alındığını savundu. Soruşturma başlatan Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı, 27 Kasım 2012’de kovuşturmaya yer olmadığını karar verdi.

KELEPÇELİ ŞAKA
Kararda, söz konusu kelepçenin er gazinosuna getirildiği, “kelepçenin erler tarafından ilk kez bu kadar yakından görüldüğü“ kaydedildi. Gazinoda bulunan erlerin “birbirlerine kelepçe takarak ‘tek hamlede çıkarma’ şeklinde gelişen görsel eylem yaptıkları, kelepçe kullanarak birbirlerine şaka yaptıkları” iddia edildi. Onbaşı İ.H.D.’nin kelepçeyi alıp er Işık’ın koluna taktığı, diğer ucunu televizyonun yanındaki kalorifer peteğinin borusuna bağladığı ifade edildi. Ardından, “gard pozisyonunu alan ve olayın şakadan ibaret olduğunun farkında olan er Işık’ın omzuna isabet edecek şekilde beş-altı defa vurduğu” savunuldu. Hatta er Işık’ın, “daha sert şekilde vurması için esprili bir şekilde ‘Çavuşun gücü tükendi’ dediği, kelepçe kolundayken ‘Bırakın, çözün, vurmayın’ gibi bir talebinin olmadığı, şakanın iradi tarafı olduğu” ileri sürüldü. Daha sonra da aynı “şakanın” başka erlere de yapıldığı ifade edildi.

Ve bu “şakadan” 25 gün sonra, 24 Şubat 2012’de bölük astsubayı nezaretinde eğitim yaptırıldığı sırada er Işık’ın, “Karnımda ağrı var” dediği, ambulansla hastaneye kaldırıldığı ve dalağının alındığı kaydedildi. “Doktorların tümünün bu rahatsızlığın bir darp sonucu meydana geldiğini düşündükleri için ısrarla sormalarına rağmen er Işık’ın dövüldüğüne ve işkence gördüğüne ilişkin bir ifadesinin olmadığı” gibi, tanıkların da, “Olay şakadan ibaretti” dediği vurgulandı. Bu nedenle er Işık ve babasının, “Olayı trajik hale getirmeye çalıştıkları, bu tezlerini kuvvetlendireceğini düşünerek birçok asılsız iddiayı ortaya attıkları, bu çabalarının tazminat talebi için ortaya konduğu” savunuldu. Er Işık’ın, “rızası” ile şakayla kalorifer peteğine bağlandığını ve omzuna vurulan yumrukların dalağın patlamasına yol açmayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.

BİR DE BORÇLU ÇIKARILDI
Işık Ailesi daha sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. Mahkeme de, 5 Kasım 2014’teki kararında askeri savcılığın kararına istinaden, “kelepçeli şaka” değil, eğitim nedeniyle dalağın alınmış olabileceği sonucuna vararak, tazminat talebini reddetti. Tazminat davası kaybedildiği için doğan 5100 TL’lik avukatlık ücreti ile 273 TL’lik yargılama masrafının er Işık tarafından ödenmesine hükmedildi.

http://www.radikal.com.tr/turkiye/kislada_kelepceli_dayak_sadece_sakaymis-1269207

PAYLAŞ.
VicdaniRet.org