“Nerede ise bedel ödeyen ve asker olmak istemeyenleri hain ilan edilecekler” – Esmeray
Ne yazık ki bu bedelli durumu ant-militarist tarafta çok yanlış tartışılıyor. Nerede ise bedel ödeyen ve asker olmak istemeyenleri hain ilan edilecekler.
Ne yazık ki bu bedelli durumu ant-militarist tarafta çok yanlış tartışılıyor. Nerede ise bedel ödeyen ve asker olmak istemeyenleri hain ilan edilecekler.
Haluk Selam Tufanlı ve Murad Kanatlı olayları sadece vicdani Red konusunu değil aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ta seçimler yapılmasına karşın maalesef bu bölgede anti demokratik ve militer bir rejimin olduğu ve gerçek bir demokratikleşmenin de olmadığını göstermektedir.
Bedelli için ödenecek her 18 bin lira ile sen bir tomaya silah temin ediyorsun. Onun için bu ülkede vicdani retçiler yıllardır zorunlu askerliğe karşı yıllardır; “ne bir saniye, ne de bir kuruş” diyorlar.
21 Haziran 1927 günü Meclis’te sadece erkekleri yükümlü tutan Askerlik Kanunu çıktı. Bu yıl, aynı zamanda ilk nüfus sayımının yapıldığı yıldı. Elbette bu tesadüf değildi, çünkü asker alımının başarısı, güvenilir bir nüfus sayıma bağlıydı.
Vicdani ret ancak savaş karşıtı hareketin stratejilerinden birisi olarak görülebilir ve asla savaş karşıtı politikaların yegâne enstrümanı olamaz. Vicdani reddin yanı sıra başka ne gibi enstrümanlara başvurabileceğimizi araştırmak için de savaş karşıtı politikanın temel bileşenlerini irdelememiz gerek.
Peygamberler asker falan da değildir. Olsa olsa yoldaş olurlar dost olurlar insan olurlar. Öldürmezler, bilirler ki bir tek insanı öldürmek bütün bir insanlığı öldürmek gibidir..
Polisin askerleşmesi, son dönemde sıkça tartışılıyor. Irak’ın işgali ertesi, ABD’deki güvenlik kaygıları nedeniyle polise ağır silahlar verilmesi, askerî teçhizatla donatılmaları, hatta askerî araçlar kullanarak ve askerlerinkileri andıran üniformalara bürünmeleri eleştiriliyordu.
1987’den bu yana beşinci uygulama yapılıyor. Devleti yönetenler bu uygulamayı politik ve ekonomik çıkar temelinde gayriahlâkî ve adaletsiz bir zemine oturttular.
Parası olan Ahmet evinde oturacak, olmayan Mehmet ise tıpış tıpış askere gidecek! Mehmet vatanı muhafaza etmek için nöbet tutacak, belki de muhafaza ederken can verecek!
Militarizmi ve militarizmin dayattığı tüm gereklilikleri reddeden bir kadın olarak bir nebze bu konudaki yoğun ısrarımızın sebeplerinden bahsetmek istiyorum.